Baharsayak

Baharsayak
@Bhrsyk
Zulüm tek bir coğrafyaya ait değildir. Adalet de öyle olmamalı. Filistin için atan kalp, Rojava için de atabiliyorsa anlamlıdır. Vicdan, seçtiği acılarla değil; tüm acılara gösterdiği eşit mesafeyle ölçülür.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Duvarlarda saat yoktu; çünkü zaman, kimin ne zaman hatırlayacağını bilenlerin elindeydi. İnsanlar geçmişi anımsadıklarını sanıyorlardı ama aslında onlara hatırlatılanı hatırlıyorlardı. Gerçek, yüksek sesle tekrar edilen bir yalandan ibaretti; yeterince çok söylendiğinde, herkesin gerçeği olurdu. Sessizlik bile güvenli değildi artık. Düşünceler, dudaklardan dökülmeden önce yakalanıyor, şekillendiriliyor ve uygun hâle getiriliyordu.
İnsan, çoğu zaman kendi zayıflıklarını görmekten korkar. Yapamadıklarını, söyleyemediklerini, yarım bıraktıklarını bir bahanenin arkasına saklar. Buna “içimdeki şeytan” der ve rahatlar. Çünkü suçlu bellidir artık; hesap vermesi gereken kendisi değildir. Oysa insanı asıl yoran kötülük değil, korkaklıktır. Cesaret edememek, sorumluluk almamak, susmayı seçmek… İşte içimizde büyüyen şey tam da budur. Kendimizi kandırdığımız her an, o ses biraz daha güçlenir. Hayatla aramıza mesafe koyar, insanlara karşı samimiyetimizi törpüler. Ve bir gün fark ederiz ki en büyük kaybımız başkaları değil, kendimiz olmuşuzdur. İnsan, içindeki bu sessiz düşmanla yüzleşmeden ne sevebilir ne de özgür olabilir.
Öldü, işte o kadar, neden öldüğünün önemi yok, bir insanın neden öldüğünü sormak saçma bir davranış, ölüm nedeni zaman içinde unutulur, yalnızca o tek sözcük kalır, öldü
antik, mitolojik ve çatlamış bir heykelim, irin akıyor benden, içimin semasında, martılar kamikazeyî uçuşlar yapıyor, buğdayî hasretler, acılar değirmeninde, bir an olsun dinmiyorlar, filizlenmiyorlar, ufaldıkça ufalıyorlar, alfabelerden bir harf eksiliyor öldüğüm zaman, aahhh... yazık Janya, yüreğim ağzımdan çıkacak oluyor kahırlardan...