“Cenneti hak edenler cennete girdiği vakit, Allah Taala onlara şöyle sorar: ‘Size bundan daha üstün bir şey vermemi ister misiniz? Derler ki: ‘Sen bizim yüzümüzü aydınlatmadın mı? Bizi cehennemden koruyup cennetine koymadın mı?’ Bunun üzerine Allah aradaki perdeyi kaldıracak ve onlara hiçbir şeyin daha değerli ve sevimli olmadığı, aziz ve celil olan replerinin görmeyi bahsedecektir.”
(Sahih-i Müslim)
“Düşmanlarım bana ne yapabilirler ki? Ben cennet’i göğsümde taşıyorum. Nereye gitsem benimle gelir. Hapsedilme halvet, sürgün edinmem hicret, öldürülme ise şehadettir.”
-İbn Teymiyye
“Şeytan, Hazreti Adem (Aleyhisselam) cennetten çıktığında sevindi, ama bilmiyordu ki bir dalgıç denize daldığında topladığı incilerle yukarı çıkar.”
-İbn Kayyım
Bu dünya kıramaz seni eğer izin vermezsen.
Sahip olamazsan, anahtarları kalbine verir ama dünyaya vermezsen.
Bu yüzden, bir anlığına olsa dahi eğer anahtarları bu dünyaya bir kez verdiysen,
Geri al hemen.
Bir son değil ki bu ve burada ölmek zorunda değilsin sen.
Dönerek kalbine, onu hakiki Sahibi’ne, Allah’a veresin sen.
Ey sınanmakta olan, hiçbir şey için tasalanma! Eğer sabredersen bil ki sabır, vaktin, malın ve sağlığın için en hayırlı yatırımdır. Hiçbir emek ve yatırımını boşa gitmiş olarak görme. Bilakis bunlar ne dirhemin ne de dinarın kabul edileceği bir günde, senin için sermaye olacaktır. Ama dikkatli ol! Bu sermayenin mayası senin elinde. İyiliklerden mi oluşmasını istersin, kötülüklerden mi?