"Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar tehir etsen de sadaka verip iyi kullarından olsam, demezden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden (Allah yolunda) harcayın."
Bil ki tevbe, Cenab-ı Allah'a rücû etmeye denir. Müridlerin ilk adımı ve Süluk ehlinin yolunun başlangıcı tevbedir. Hiçbir insanın tevbeden müstağni olması mümkün değildir. Zira yaratılışın başlangıcından sonuna kadar günahtan temiz ve arınık olmak meleklere mahsustur. Bütün ömür boyu muhalefet ve günaha gömülmek de şeytana münhasırdır.
Tevbe hükmü ile günah yolundan taat yoluna dönmek de Adem (a.s.) ile onun çocuklarının halidir. Geçmiş taksiratından tevbe ile kendini hazırlayan kimse Ademe (a.s.) olan nisbetini doğrulamış olur. Ömrünün sonuna kadar, zamanı günahlarla geçiren kimse de şeytana olan nisbetini doğrulamış olur. Ancak insanların bütün ömürlerinde taat üzere olmaları mümkün değildir. Zira ilk yaratılışında eksik ve akılsız yaratılmıştır ve başkaca, kendisine şehvet ve arzular musallat edilmiştir.