GERİ VERİLEN KIZ- DONATELLA Dİ PİETRANTONİO
~Anne kelimesini yavaş yavaş yüz kere tekrar ediyordum, ta ki artık anlamını yitirip sadece bir ağız jimnastiği haline gelene dek. Yaşayan
iki annenin biricik yetim kızıydım. Biri beni daha ağzımda sütü kurumamışken evlatlık vermişti, diğeri de beni on üç yaşımda ilk anneme iade etmişti. Ayrılıkların, yalancı ya da gerçeği söylemeyi reddeden akrabaların, mesafelerin kızıydım. Kimin kızı olduğumu artık bilmiyordum. Aslında şimdi bile bildiğim söylenemez. (S.124)
Bitirir bitirmez hissettiğim duygularla bu incelemeyi yazmak istedim. Arminuta’nın hikayesini okuyoruz. 13 yaşında öz ailesine geri verilen kızın hikayesi. 13 yıl boyunca tek çocuk olan ve el bebek gül bebek büyütülen kızımız, 5 çocuklu öz ailesine geri bırakılıyor. Bir anda hiç bilmediği bir hayata savruluyor. Çocukların okumayıp bakla toplamaya gittiği, ev işlerinde aktif rol aldığı, tek kişilik yatakta 2 kişi uyudukları bir hayat. Bu geri verilişin sebebini çevresindeki tüm yetişkinlere soruyor ama bir cevap alamıyor. Bu zorlukların üstesinden gelebilmesinin tek bir sebebi var: kız kardeşi Adriana.
Bu kitap; bir yandan Adriana ve Arminuta’nın ilişkisi ile içimi ısıttı, bir yandan Arminuta’nın sorularına cevap ararken ki çaresizliği ile yüreğimi burktu. Sadece bir anda bitmesini sevmedim. Bu iki kız kardeşin hikayelerinin devamını çok merak ettim. Keşke daha uzun olsaydı, tadı damağımda kaldı.