Bir de İslâm ülkeleri gençliklerine bakalım. Öyle bir gençlik boy atmış ki, ne kutsal bir kavram tanır, ne anne ve babasının değer hükümlerine bir saygı duyar, ne bir ahlâk sınırı bilir, ne bir vatan kaygısı taşır. Bakarsınız tıpatıp bir amerikan “boy”udur ama ağzından “rus aşkı” dökülür. Robert Kollejde okur; günlük yaşantısı bir protestan yaşayışıdır, toplum görüşü de komünizan. Allahın günü, üniversitenin ağzından sokaklara dökülür; kendi halkına, kendi devletine dil uzatır, yumruk sallar. Duymaz, inanmaz, sevmez. Düşünmez, okumaz. İşi gücü moda akımlarına kapılmak. Derin bir kültür kaynağından beslenmez. Bütün kültür ve dünya görüşü, kültür uşağı bir basının artıklarından gelir maalesef.