Aşk beşeridir; şakayla baslar, sorumluluk getirir. Bizden girer, gönülde yaşar. Surete meyledenler ziyandadır.
Aşk plâtoniktir; sohbetle başlar, zahmet getirir. Zihinden girer, gönülde yaşar. Sîretini süslemeyeler yol şaşırır.
Aşk ilâhidir; imanla başlar, vahdete götürür. Gönülde doğar, gönülde yaşar. Sırrı sakyamayanlar basını verir.
Sen! Ey nefis!
Sana söylüyorum kendini beğenmiş sefil!
Sen değil misin, imanlarımıza zan kisvesini giydirerek bal lezzetlerine zehir karıştırıp duran ve bize zehiri bal diye yutturan?
Sevgi neydi sahi? Bir mektubun ilk satırı mıydı, bir telefondaki ilk ses mi ? Insani mutlu eden o ilk satır mıydı defalarca okunan, yoksa ilk satır arayışları mı tekrar be tekrarlanan? Telefondaki bir ses insanın bir ömrünü doldursa mı sevgiydi gerçekten, yoksa yeni sesler duymaya hiç yetmeyecek ömürlerin arayışları mı?