ellerimde yarı ölü bir can, omuzlarıma çöken bir yük.
sonu olmayan bir istikamet, ufkun arkasında yüzyıllar;
yalnız bir bakışın sönük ışığında perişan bir seher.
şafak vaktindeki çöl sessizliğinin göğsünde, hiçliğin ortasında bir ayna gibi;
başka bir bakışın pırıltısını boşuna arıyor, tuhaf bir korku baştan ayağa kaplamış vücûdumu.
secde mihrabında azapla karışık bir haz / senin mahveden gözlerin harap gönlümün son tesellisidir.
savaşmaktan yorgun, son barış ümîdim senin isyankar aşkındır.
keşke senden ve benden başka kimse bizi bilmese.
oyun sırası bize gelse ve asla, dünya bizi oyuna getirmese