Doğu Türkistan'a gelmeden önce, "Ailemden hiç haber alamıyorum" şeklinde dert yanan Uygurların tam olarak ne yaşadığını anlayamıyordum. Şimdi sadece şehirlerin atmosferi ve içerideki militarist hava bile, bana gerçekliği bütün çıplaklığıyla öğretti.
Böylece, bizzat yaşayarak ve üç ayrı vakitte deneyerek, " İydgâh Camii'inde beş vakit namaz kılındığı" şeklindeki Çin propagandasının koca bir yalandan ibaret olduğunu tecrübe ettik.
Dil, bir toplum için kimlik, kültür ve tarihin taşındığı en kritik köprüydü. Dil ve o dilin aleti konumundaki alfabe değiştiği zaman kimlik, kültür ve tarihe dair bağlamlar ortadan kalkıyor; köksüz ve derinliksiz, dünle yarın arasında kaybolup gitmiş bir toplum meydana geliyordu.