İnsanı yazmaya sevk eden en güçlü saik hak ve adalet duygusunun yoğunluğu. Öykücü yazdığı öykülerle denizde boğulanları geri getiremez, yetimlerin başını okşayamaz, savaşları durduramaz ama Cemil Meriç'in dediği gibi iki insanı ya da milyonlarca insanı birbirine tanıtıp sevdirebilir, insanlık değerlerini nice ayrıntıların içinden yükseltebilir.
Yazar güncel politikaya mesafeli bir yerden iyiye iyi kötüye kötü, güzele güzel çirkine çirkin deme özgürlüğünü kaybetmişse öyküsü de irtifa kaybeder. İnsanlığı sarsacak bir imkan olarak öykünün güzelliği, gökyüzünün altındaki her fısıltıya, kıpırtıya, insanın her türlü haline kulak verebilmesinde, birilerinin görmezden geldiğini görebilmesindedir.