Zaman durmuştu. Geleceği yada geçmişi düşünemiyordum. Birisi düşüncelerimizin etrafına kalın beyaz bir çizgi çekmiş, düşünceler durmuştu ve orada sıkışıp kalmıştık.
Zamanla geçmeyen şeyler var. Solmaz, yumuşamaz veya anıya dönüşmezler. Her zaman sert ve büyüktürler, bir insanın karnında ve göğsünde bir heykel gibi dururlar ve orada gürlerler. Unutulmuş olabilirler ama onları hatırlayınca şu ana taşınırlar ve her zaman sanki tam şimdi meydana geliyormuşçasına büyüktürler.
Medeniyet, kültür, âdet ve geleneklerin ötesinde, varlığa ilişkin tutum ve davranışlar bütününü ifade eder. Kültür formlarını ortaya çıkaran da medeniyetin dayandığı zihni , ahlaki ve estetik ilkelerdir. Bu manada medeniyet , kültürün üzerinde ve ötesinde bir bilinç ve davranış biçimini ifade eder. Yine aynı sebebe binaen medeniyetler bir aidiyet duygusu ve kimlik inşa ederler.