Mesela bir gün oturuyorum kafamda bir aile portresi çiziyorum kendi kendime: birbirine deliler gibi aşık anne ve baba, bir oğlan, bir kız çocuk. Mutlular. Sonra kendimi hayal ediyorum bu ailede. Tabii genellikle hepimiz o ailedeki yetişkinler olarak düşünürüz kendimizi mutlu bir aile ve çocuklarımız. Sonra düşünüyorum benim bu mutlu ailedeki rolüm gerçekten aşık ve mutlu anne mi diye; hayır, diyorum ben bu ailede ben bir çocuğum. Bu mutlu, huzurlu ailenin eksikliğini böyle doldurmaya çalışıyor, ama beceremiyorum.