“Otlar gibi kal, sülünler gibi kal, ıslak donlar gibi kal!..
Sen kaldıkça!..
Bu karanlık bir şey. Ne iyi!..
Sevmemek, tozlu, ıslak halılara uzanmak... Eski, çuval, tüyler, ırmakların çamurlar çamurlar çamurlar çamurlar çamurlar getirdiği...
Sen kaldıkça......... Ne iyi!...”