Hamd, bir iyilik karşılığı olmaksızın methedileni sahip olduğu niteliklerle övmektir. Şükür ise yaptığı bir iyiliğe karşılık iyilik sahibini övmektir. Yani şükürde öne çıkan nimet iken hamdde öne çıkan nimetlerin sahibi olan zatıdır. Allah’a nimetinden dolayı şükredilir, zatından dolayı hamdedilir. Şükrün zıddı küfür/nankörlük, hamdin zıddı zemm/yergidir.
Allah’ın hükmetme yetkisinden ve verdiği hükümlerden rahatsız olanlar, kendi nefislerine yükledikleri tanrı rolünü görmeli ve kendi hüküm ve isteklerinin doğruluğunu neye dayandırdıklarını sorgulamalıdırlar.
İnsan ruhu, Rabbimizden yansıyan bir nahiflikle naziktir, incedir. Kimi zaman çok dayanıklı olabildiği halde, kimi zaman da sevdiğinden sertçe atılan bir gülden incinecek kadar hassastır.