Avrupa medeniyetinin nasıl oluştuğunu görmek için Avrupa dışına bakmak gerekir. Atilla İlhan bu keskin paradoksu ironik bir şekilde açıklar:
"...Çok kibar, çok varlıklı, çok ince bir komşunuz olsa sizin; konağının duvarları usta ressamların tablolarıyla süslü, kitaplığı en namlı yapıtlarla yüklü olsa; piyanoya çöktü mü Bach'ı, Monteverdi'yi derya gibi çalkalandırsa
parmaklarıyla, şiir okumaya durdu mu duyarlığına vurulsanız; ama bir gün öğrenseniz ki, bu kibar kültürlü komşu, bu evi kurmak, bu inceliğe varmak için çevresindeki bütün komşularını haraca bağlamış, kimisini vurmuş, kimisini kırmış, kimisini evinden yurdundan etmiştir; yine de ona saygı duyar, elini aynı içtenlikle sıkar mıydınız? Ve sıkarsanız aynada kendi suratınıza nasıl bakarsınız?..."