Aime Cesaire

Boynu Vurulmuş Güneş yazarı
Yazar
7.8/10
14 Kişi
140
Okunma
21
Beğeni
5,1bin
Görüntülenme

Hakkında

Fransızca yazan Martinikli şair ve oyun yazarı. Leopold Senghor ile birlikte, Siyah Afrikalılara kültürel kimliklerini yeniden kazandırmayı amaçlayan Siyah edebiyat akımını başlatmıştır.Paris’te öğrenim gördü, 1940’ların başında öğretmen olarak Martinik’e döndü ve soydaşı Siyahları özgürlüğe kavuşturmak için siyasal mücadeleye girdi. Siyahların içinde bulunduğu kötü koşulların proletarya mücadelesinin yalnızca bir yönünü oluşturduğunu görerek, 1946’da Kurucu Meclis’e ve geçici olarak Komünist Parti’ye girdi. Dilin geleneksel biçimlerine bağlı kalmayan gerçeküstücülüğün, inançlarını dile getirmek için en uygun akım olduğunu gördü. Başkaldırısını, Afrika’ya özgü güçlü imgelerle dolu ama Avrupalı bir dilde yansıttı. Cahier d’un retour au pays natal (1939; Yurda Dönüş Notları) ve Soleil cou-coupe’deki (1948) ateşli şiirlerinde Siyahları baskı altında tutanlara sert biçimde karşı çıktı.Daha sonra Siyah edebiyat akımını militanlıkla suçlayarak tiyatroya yöneldi. Trajedileri keskin bir siyasal ton içerir. La Tragedie du Roi Christophe (1963; Kral Christophe’ un Trajedisi) 19. yüzyılda Haiti’deki sömürge yönetiminden kurtulma hareketlerini ele alır. Une Saison au Congo (1966; Kongo’da Bir Mevsim) ise, 1960 Kongo ayaklanmasının ve Kongolu önder Patrice Lumumba’ nın öldürülüşünün destansı bir anlatımıdır. İki yapıtta da, her zaman yenilgiye mahkûm Siyahların yazgısı anlatılır.
Tam adı:
Aimé Fernand David Césaire
Ünvan:
Politikacı, şair, yazar
Doğum:
Basse-Pointe, Martinique, 26 Haziran 1913
Ölüm:
Fort-de-France, Martinique, 17 Nisan 2008

Okurlar

21 okur beğendi.
140 okur okudu.
2 okur okuyor.
113 okur okuyacak.
1 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 56.9
Erkek% 43.1
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Hiç kimse masum amaçlarla sömürgeleştirmez, sömürgeleştiren hiç kimse de bunun bedelini ödemekten kurtulamaz, sömürgeleştiren bir ulus, sömürgeleştirmeyi ve zoru meşrulaştıran bir ulus, zaten hasta bir medeniyettir; ahlaken sakatlanmış bir medeniyet. Karşı konulmaz biçimde bir sonuçtan diğerine ilerleyen bir medeniyettir; öyle bir medeniyet ki bir yadsımadan diğerine, kendi Hitler'ini çağırır durur, yani kendi cezasını...
Sayfa 72·Kitabı okudu
Sömürgeci ve sömürge arasındaki ilişkide yalnız zorla çalıştırmaya, baskı ve gözdağına, polise, vergi toplamaya, hırsızlığa, tecavüze, zorunlu ürüne, nefrete, güvensizliğe, kendini beğenmişliğe, kabalığa, beyinsiz seçkinlere ve al-çaltılmış kitlelere yer vardır. Hiçbir insani ilişki yoktur, aksine sömürgeciyi bir ders-hane monitörüne, bir ordu çavuşuna, bir gardiyana, köle-leri güden bir çobana; yerliyi ise bir üretim aracına dönüş-türen bir hakimiyet ve itaat ilişkisi vardır. Şimdi de bir denklem ilan etme sırası bende: Sömürgecilik = Şeyleşme
Sayfa 76·Kitabı okudu
Reklam
Reklam