Binnur IŞIK

Binnur IŞIK
Sürü psikolojisinden uzaklaşmış,rahatlığın ve inadın her gramı üzerinde toplanmış,akıl ve mantığı kendinden bir adım önde giden,kafasının dikiyle yol alan,yalnızca özgürlüğüne âşık birisi.
Kendimizden başka bir canın iyiliği için hayata yalvardığımızda doğuyordu insanlığımız.Belki de bu yüzden habire doğuyorduk,kendimizden başkasını sevebilme kabiliyeti geliştirebilelim diye..
Reklam
Yaşadığımız,yaşamayı seçtiğimiz her şey Bizdik.Seçimlerimizdik Biz.Girmeyi seçtiğimiz kapı,yürümeyi seçtiğimiz yolduk.. Olacağımız kişiyi seçe seçe,olduğumuz kişiye gelmemiş miydik?
İnsanın kendi ile savaşı ne kadar uzun sürerse yenilgisi de o kadar büyük oluyordu.Evet,belki o yenilgiden karakter doğuyordu ama peki ya anlayıştan... İnsanın kendisini anlamak için verdiği çabadan ne doğuyordu? İşte karakterin mucizeleri ancak kendini bilince çıkıyordu ortaya.
İşlevsiz düşüncelerimiz,gereksiz bilmişliklerimiz,ezbere hallerimiz içimizdeki meydanlarda verilen muharebelerde ayıklanıyor,karakterimiz bu yenilgilerden doğuyordu.
Krizlerimiz baskıladığımız yerde yoğunlaşıp artık baskılanamayacak bir basınca gelince,yani ruhumuzun kömürü elmasa dönüşünce,duygularımız bir yanardağın volkanı gibi bilincimizin en derininden öyle çıkarlardı ki yüzeye,hallerimize bulaşır,karakterimiz işte o zaman yüzeye ulaşırdı.
Reklam