Sürü psikolojisinden uzaklaşmış,rahatlığın ve inadın her gramı üzerinde toplanmış,akıl ve mantığı kendinden bir adım önde giden,kafasının dikiyle yol alan,yalnızca özgürlüğüne âşık birisi.
Duygularımız yüzünden yargılana yargılana saklanmayı öğreniyor ve belki de sürekli herkesten sakladığımız duygularımızı bir zaman sonra artık hissedemiyor,ruhumuzun rengini,varlığımızın neşenesini feda ediyorduk yargılanmamaya.Siyah-beyaz oluyorduk..Soluyorduk.
İnsanoğlu aslında duyguları yüzünde gezinen bir mahluktu.
Duyguları maskelemeyi oğrendiğimiz yaşa gelene kadar duygumuzun ifademizden okunuyor olması ne tuhaftı.
Neydi bize duygularımızı saklamayı öğreten şey?..
Erkekliği kadına uygulanan baskı sanacak kadar iktidarsız,erkekliğin özünün yaşama babalık yapmaktan geldiğini anlamayacak kadar da soytarıydılar.Bu iktidarsız soytarıların toplumları doğuran kadınlara aciz bırakacak güçle saldırmalarına göz yummak,insanlığa karşı işlenmiş en büyük günahtı.