عَنْ أَمِيرِ الْمُؤْمِنِينَ أَبِي حَفْصِ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ ، قَالَ : سَمِعْتُ رَسُولَ اللهِ ، يَقُولُ : (( إِنَّمَا الْأَعْمَالُ بِالنِّيَّاتِ ، وَإِنَّمَا لِكُلِّ امْرِى مَا نَوَى ، فَمَنْ كَانَتْ هِجْرَتُهُ إِلَى اللَّهِ وَرَسُولِهِ ، فَهِجْرَتُهُ إِلَى اللَّهِ وَرَسُولِهِ ، وَمَنْ كَانَتْ هِجْرَتُهُ لِدُنْيَا يُصِيبُهَا ، أَوْ إِمْرَأَةٍ يَنْكِحُهَا ، فَهِجْرَتُهُ إِلَى مَا هَاجَرَ إِلَيْهِ )) . مُتَّفَقٌ عَلَى صِحْتِهِ
Mü'minlerin emîri Ebû Hafs Ömer İbni Hattab radryallahu anh, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken dinledim, dedi:
"Yapılan işler niyetlere göre değerlenir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır. Kimin niyeti Allah'a ve Râsûlü'ne varmak, onlara hicret etmekse, eline geçecek sevap da Allah'a ve Rasûlü'ne hicret sevabıdır. Kim de elde edeceği bir dünyalığa veya evleneceği bir kadına kavuşmak için yola çıkmışsa, onun hicreti de hicret ettiği şeye göre değerlenir."
(Buhârî; Müslim)
Ey Müslümanlar! Yahudi ve Hıristiyanlar gibi hak konusunda ayrılığa düşmeyin! Onların, dinleri konusunda ihtilafa düşmeleri gibi, sa-kın siz de ihtilafa düşmeyin! Size, hak ile ilgili apaçık ayetler gelip ittifakın mutlak gerekliliği ve ihtilaftan uzak durulmasının da elzemliği beyan edil-dikten sonra, kesinlikle tefrikaya düşmeyin. Tefrikaya ve ihtilafa düşenler için kıyamet günü, şiddetli bir azap vardır.
Ey Peygamber! De ki: Allah (c.c) vermiş olduğu haberlerle en doğ-rusunu söylemiştir. Son peygamber olan Muhammed (s.a.v)'in: "Ibrahim'in tevhid dinine ittiba edin" şeklindeki davetine uyun! Şüphesiz İbrahim (a.s), hakka yönelen bir muvahhid idi. O, batıldan yüz çevirmiş ve hakka yönelmiş-ti. Aynı şekilde şirk düşüncesinden de yüz çevirip tevhid akidesine yönelmişti.
Ey iman edenler! Sizden olmayan kişileri dost veya sırdaş edinmeyin. Onlar sizi yoldan çıkarmak ve size kötülük etmekten asla geri durmazlar ve sizi sı-kıntıda görmekten hoşlanırlar. Şiddetli öfkeleri ağız-larından dökülmektedir. Kalplerinde sakladıkları ise daha da kötüdür. Biz bunlarla ilgili bu işaretleri sizin için böylesine açık ve anlaşılır kıldık, eğer aklınızı kullanırsanız. (Al-i İmrân 3/118)