"Hiç kimse tek başına hakikati temsil edemez. Yine hiç kimse bir Batılının dediği gibi kendisini Tanrı'nın kapı komşusu olarak göremez. "Gazzali, İmâm Şâfi, İbnü'l-Arabi, Ebû Hanife diyorsa doğrudur" demek yerine, "Onun doğru olma ihtimali çok fazladır" denilmesi daha mâkuldür. Hocalarımıza saygımız başımızın üstündedir. Anlamak ve anlatmak için büyük zâtlardan yararlanmak nimettir, rahmettir. Ancak onların da tarihsel, sosyo-kültürel ve siyasi bir ortama göre hareket etmeleri doğaldır. Âlim/Şeyh ne kadar büyük olursa olsun neticede zaafları, duyguları, hataları, sürçmeleri olan bir beşerdir..."