Bir Batılı, "İnsanda beni en çok rahatsız eden şey, başkasının gözlerinin içine bakıp gülümseyebildiği anda, ona kötülük yapmayı da düşünebilmesidir"der... İnsanlar Mevlana'nın dediği gibi "ya olduğu gibi görünmeli ya da göründüğü gibi olmalıdır." İşte Kur'an temelli tasavvufi terbiye bunu gerçeklemeye çalışmaktadır..."
"Bir kimse kendi acısını duyabiliyorsa canlıdır; fakat başkasının acısını duyabiliyorsa işte o zaman kelimenin tam anlamıyla insandır. Tasavvuf kişiyi bu noktaya getirmeye çalışır. A.Comte "Bize diğerleri için yaşamayı emreden bir insanlık teorisi olmalı der." İşte Comte'nin aradığı bu teori İslam'da/tasavvufta vardır. İnfakın bir üstü olan isâr tam budur..."
"Kişi noksanını bilmek gibi irfan olmaz." sözü tasavvufun önemli aforizmalarından biridir. Mütevazı tavrın Türkçesi alçak-gönüllülük kavramında yer alan "alçak" kelimesine takılıp kalanlar ne yazık ki "gönül" kelimesiyle meşgul olmaya vakit bulamadılar. Hâlbuki burada önemli olan ve vurgulanmak istenen alçak değil gönüldür."
"Modern ulemâ için en büyük afet şöhret ve itibar sarhoşluğu, benlik ve kibir körlüğü ve yanılmazlık yanılgısıdır. İşini kendisine nimet değil de kendisini işine nimet görenler, kendilerinin vazgeçilmez ve eşsiz olduğuna inanacak kadar kibir, ego ve enaniyet sahipleri yanlış yoldadır. Hâlbuki mezarlıklar bu tür kendilerini vazgeçilmez sananlarla doludur."