"Kadınların kitabi dindarlıktan öte geleneksel halk dindarlığına daha eğilimli oldukları sosyo-psikolojik bir gerçeklik olarak dikkat çekmektedir. Ayrıca kadınlarda sağlıklı ve nitelikli dinî bilgi düzeylerinin zayıf kalması, onların bu tür uygulamalara rağbet etmesini artırabilmektedir. Bu sebeple kadın dindarlığının hurafelerden arındırılmış bir şekilde gelişip serpilmesinde nitelikli bir din eğitimi mutlaka gereklidir."
"Resulüllah aleyhissalatu vesselam Kur'an vahyini tebliğ etmeye başladığı zaman en büyük yardımcısının bir hanım olması insanlık için ayrı bir şereftir."
"Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" [Zümre, 9], "İlim öğrenmek (kadın-erkek) her Müslüman'a farzdır." [el-Fethu'l-Kebir, 2/213], "Beşikten mezara kadar ilim öğrenin". [el-Fethu'l-Kebir, 1/193] hitaplarını duyan ilk Müslümanlar kadını ve erkeği ile bu davanın yolcusu olmuşlardır. Bu zihniyetle İslâm hanımları kendi güç ve iffetlerinin imkân verdiği her sahada topluma hizmet sunmuşlardır..."
"Kur'an; değerli, üstün ve şerefli olmanın cinsiyette, ırkta, renkte, malda mülkte ve makamda, mevkide değil, takvada olduğunu bildirir. [Hucurat, 13] Erkeğe olduğu gibi, kadına da bu mesajı verir. Muttaki bir insan olmasını ister."
"Kur'an; iman, ibadet, ahlak, helal ve haram gibi dini her konuda kadın ve erkeği birlikte muhatap almıştır. Kur'an'da ki "ey insanlar", "ey müminler" gibi genel hitaplara kadınlar da dâhildir. Arap dilinin özelliği gereği Kur'an'da hitapların çoğunlukla eril sigalarla yapılmış olması, erkeklere ayrıcalık verildiği anlamına gelmez..."