Esmanur ücel

Esmanur ücel
@Bioengmouse
Huzur arayan bir not defteri
Günümüzün gizli Raskolnikov'ları
Dosto'nun Suç ve Ceza'sını lisede özetinden okuyup geçtiyseniz ya da aman canım, adam bir tefeci kadını baltaladı, sonra da vicdan azabı çekti işte diye kodladıysanız, bugün arkkanıza yaslanıp etrafınıza bir bakın derim. Çünkü 19. yüzyılın kasvetli Petersburg sokaklarında dolaşan o Raskolnikov dediğimiz bunalımlı çocuk, şu an tam olarak aramızda yaşıyor. Hatta muhtemelen 1K'da ya da X’te takılıyor. ​Düşün; Raskolnikov ne diyordu? "Dünyada iki tür insan vardır: Sıradanlar ve olağanüstüler. Olağanüstü olanlar, büyük amaçlar uğruna kuralları çiğneyebilir, hatta gerekirse kafaya balta bile indirebilir." Şimdi bu rasyonalizasyonu alıp günümüze getirelim. Bugün her köşe başında "kendi kurallarını kendin yaz, sürüden ayrıl, basarıya giden yolda her şey mübahtır" diye bağıran motivasyon videoları, aslında Raskolnikov'un felsefesinin modern, jöleli versiyonu değil de ne? Bugünün Raskolnihov'u eline balta almıyor belki ama "büyük vizyonerim, şirket büyüteceğim " diyerek stajyerlerin hakkını gasp ediyor, "algoritmayı çözdüm, ben üstün zekayım" kibiriyle sosyal medyada insanların üzerine basıp geçiyor. Herkes kendini sistemin üzerinde, herkes kendini seçilmiş kişi sanıyor. Ortam tam bir Raskolnikovlar Kulübü'ne dönmüş durumda. ​Ama işin eğlenceli ve trajik kısmı cinayetten sonra başlıyor. Bizimki kadını indiriyor ama sonra ne parayı yiyebiliyor ne de rahat bir uyku çekebiliyor. Ateşler içinde yatıp, kapı her çalındığında kalbi ağzına geliyor. Yani teoride nen süpermenim diyen adam, pratikte vicdan denilen o eski usul yazılıma yenik düşüyor. İşte günümüz insanının çelişkisi de tam burada patlak veriyor. Sabah kahvesini yudumlarken "ben acımasız bir profesyonelim, duygulara yer yok" diye stori atan modern birey, gece yatağa yattığında ufacık bir haksızlığın suçluluk duygusundan ya
Edebiyat
Esmanur ücel isimli okura yanıt verildi
Esmanur ücel
BerkenBerken öyleyse bu bağlamda hukuktaki iyileşmelerin sorunu çözmede büyük önem arz ettiğini söyleyebiliriz. Sistemsel dönüşümler zor olsa da umut vaad edecek gibi. Katkılarınız için teşekkür ederim🌸 Benim için de keyifli bir analiz oldu.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Günümüzün gizli Raskolnikov'ları
Dosto'nun Suç ve Ceza'sını lisede özetinden okuyup geçtiyseniz ya da aman canım, adam bir tefeci kadını baltaladı, sonra da vicdan azabı çekti işte diye kodladıysanız, bugün arkkanıza yaslanıp etrafınıza bir bakın derim. Çünkü 19. yüzyılın kasvetli Petersburg sokaklarında dolaşan o Raskolnikov dediğimiz bunalımlı çocuk, şu an tam olarak aramızda yaşıyor. Hatta muhtemelen 1K'da ya da X’te takılıyor. ​Düşün; Raskolnikov ne diyordu? "Dünyada iki tür insan vardır: Sıradanlar ve olağanüstüler. Olağanüstü olanlar, büyük amaçlar uğruna kuralları çiğneyebilir, hatta gerekirse kafaya balta bile indirebilir." Şimdi bu rasyonalizasyonu alıp günümüze getirelim. Bugün her köşe başında "kendi kurallarını kendin yaz, sürüden ayrıl, basarıya giden yolda her şey mübahtır" diye bağıran motivasyon videoları, aslında Raskolnikov'un felsefesinin modern, jöleli versiyonu değil de ne? Bugünün Raskolnihov'u eline balta almıyor belki ama "büyük vizyonerim, şirket büyüteceğim " diyerek stajyerlerin hakkını gasp ediyor, "algoritmayı çözdüm, ben üstün zekayım" kibiriyle sosyal medyada insanların üzerine basıp geçiyor. Herkes kendini sistemin üzerinde, herkes kendini seçilmiş kişi sanıyor. Ortam tam bir Raskolnikovlar Kulübü'ne dönmüş durumda. ​Ama işin eğlenceli ve trajik kısmı cinayetten sonra başlıyor. Bizimki kadını indiriyor ama sonra ne parayı yiyebiliyor ne de rahat bir uyku çekebiliyor. Ateşler içinde yatıp, kapı her çalındığında kalbi ağzına geliyor. Yani teoride nen süpermenim diyen adam, pratikte vicdan denilen o eski usul yazılıma yenik düşüyor. İşte günümüz insanının çelişkisi de tam burada patlak veriyor. Sabah kahvesini yudumlarken "ben acımasız bir profesyonelim, duygulara yer yok" diye stori atan modern birey, gece yatağa yattığında ufacık bir haksızlığın suçluluk duygusundan ya
Edebiyat
Esmanur ücel isimli okura yanıt verildi
Esmanur ücel
BerkenBerken bende böyle düşünüyorum. Lakin bu da bambaşka bir soruya sebep oluyor. Vicdan eşiği farklı ise o zaman insanların pişmanlıkları, vicdan azapları çekip çekmemelerine karşı bir yorumda bulunmak ortak ahlaki bir yorumda bulunmak anlamsızlaşıyor. Bu anlamsızlaşma da toplumda olanlara karşı verilen tepkilerin sadece ortak düşünenlerin yaptığını düşününce toplumsal bozulmalara engel olmanın tek yolu ortak yargılar oluşturmak anlamına geliyor gibi. Bu da yakın dönemde imkansıza yakın görünüyor benim açımdan :(
Günümüzün gizli Raskolnikov'ları
Dosto'nun Suç ve Ceza'sını lisede özetinden okuyup geçtiyseniz ya da aman canım, adam bir tefeci kadını baltaladı, sonra da vicdan azabı çekti işte diye kodladıysanız, bugün arkkanıza yaslanıp etrafınıza bir bakın derim. Çünkü 19. yüzyılın kasvetli Petersburg sokaklarında dolaşan o Raskolnikov dediğimiz bunalımlı çocuk, şu an tam olarak aramızda yaşıyor. Hatta muhtemelen 1K'da ya da X’te takılıyor. ​Düşün; Raskolnikov ne diyordu? "Dünyada iki tür insan vardır: Sıradanlar ve olağanüstüler. Olağanüstü olanlar, büyük amaçlar uğruna kuralları çiğneyebilir, hatta gerekirse kafaya balta bile indirebilir." Şimdi bu rasyonalizasyonu alıp günümüze getirelim. Bugün her köşe başında "kendi kurallarını kendin yaz, sürüden ayrıl, basarıya giden yolda her şey mübahtır" diye bağıran motivasyon videoları, aslında Raskolnikov'un felsefesinin modern, jöleli versiyonu değil de ne? Bugünün Raskolnihov'u eline balta almıyor belki ama "büyük vizyonerim, şirket büyüteceğim " diyerek stajyerlerin hakkını gasp ediyor, "algoritmayı çözdüm, ben üstün zekayım" kibiriyle sosyal medyada insanların üzerine basıp geçiyor. Herkes kendini sistemin üzerinde, herkes kendini seçilmiş kişi sanıyor. Ortam tam bir Raskolnikovlar Kulübü'ne dönmüş durumda. ​Ama işin eğlenceli ve trajik kısmı cinayetten sonra başlıyor. Bizimki kadını indiriyor ama sonra ne parayı yiyebiliyor ne de rahat bir uyku çekebiliyor. Ateşler içinde yatıp, kapı her çalındığında kalbi ağzına geliyor. Yani teoride nen süpermenim diyen adam, pratikte vicdan denilen o eski usul yazılıma yenik düşüyor. İşte günümüz insanının çelişkisi de tam burada patlak veriyor. Sabah kahvesini yudumlarken "ben acımasız bir profesyonelim, duygulara yer yok" diye stori atan modern birey, gece yatağa yattığında ufacık bir haksızlığın suçluluk duygusundan ya
Edebiyat
Esmanur ücel
Herkes vicdan azabı çeker mi (?)Ben bunu düşünüyorum. Dediklerinize katılıyorum evet ama vicdan herkes için aynı öneme sahip midir? Uzun bir süre sonra gelen o vicdan sızısının bir önemi var mıdır ya da. Bu konular hakkında görüşleriniz nelerdir merak ettim açıkçası.
Kitaplık temizliği
Kendi kütüphanemi oluşturmayı hedefliyorum. Kendimce minik, tatlı bir kitaplığım var. Alırken düşünemediğim için kapaklı değil maalesef. Kitaplarımı nasıl mufaza edebilirim bu konuda önerilere ihtiyacım var. Sizler ne sıklıkla nasıl bir temizlik uyguluyorsunuz?
1000k
♡ Batu ♡ isimli okura yanıt verildi
Esmanur ücel
♡ Batu ♡♡ Batu ♡ söyledikleriniz üzerine düşüneceğim. Katkılarınız için teşekkür ederim🙏
İstanbul’da kızını silahla vuran damadını öldüren kayınvalide, adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasının ardından mahallesinde alkışlarla karşılanmış. Damadını öldürmesine gerekçe olarak da şunu demiş; “Hepimizi öldürecekti…” Eee bu ülke de hak hukuk adalet yok mu ? Herkes böyle senin gibi kendin adaletini sağlayacaksa, vay halimize vay. Şunu da sümenaltı etmemek lazım; Bu olayı bir kadın yerine erkek yapsaydı yani kızının kocasını babası vursaydı emin olun o adam çoktan gözaltına alınırdı. Bu kadın öyle ya da böyle KATİL. Bunu ister kabul edin ister etmeyin, o kadın KATİL !
1000Kitap
Esmanur ücel
Kötülüğe maruz kalmak kötülük yapmayı meşrulaştırmaz kesinlikle. Hukuk sistemi belli sistemler üzerine kurulu bi cezalandırma sistemi. Bu hikayede öldürülen kötülüğü yapan. Bu olay olmasa muhtemelen herkesin de dediği gibi öldürülen kadın hikayelerinden biri olacaktı bu şüphesiz. Ama bu durum o kişinin bir can aldığı gerçeğini değiştirmiyor. İnsan olarak bize ne verilirse bizde öyle karşılık vermeye alışkınız. Farklı bir tepkiyi normalleştiremiyoruz. İlkokuldaki gibi ama ama o da bunu yaptı bana diye başlayan adalet anlayışımızı değiştirmek büyük bir emek ister. Bu yüzden de ne kadar anlatmaya çalışsanız da bu bakış açılarının değişmesi çok zor gibi geliyor bana. Bu tepkilerin tek sorumlusunun ne sadece hukuk sisteminin yetersizliği ne de toplumsal bakış olduğunu düşünmüyorum. Umarım bir gün bu algılarımız da hukuk sistemimizdeki bu büyük açık da bir gün değişir.