Bir mektubun da;
Küçük hanımı Züleyha Hatun’a yazdığı mektupta “ Yolda bir hanım gördüm, sana benzettim, hatırını sordum” diyor şu güzelliğe ve samimiyete bakın. Pırıl pırıl bir dünya. Eşinin kıskanabileceği aklına gelmiyor. Çünkü kendinden emin, kalbinde hastalık yok, harama yan gözle bakmayacağının güvenini vermiş onlara.
Hepimizin hayatın da bir “fark etme” anı vardır. Bazen insanlar denk gelir bu ana, bazen bir eser, bazen de hep içimiz de taşıdığımız halde adını koyamadığımız duygular, haller.
İki kardeş bile aynı evde yaşayamıyor. İki farklı insan, iki farklı kültürden, iki farklı aileden... belli bir yaştan sonra yastıklarını birleştirecekler ve hayatlarını beraber devam ettirecekler. Şeytan da bu evlilikle uğraşacaktır. Bu kadar bu kadar muarızı olan bir işin ilk günkü gibi heyecanla ve güzellikle devam edebilmesi kolay iş değilidir. Bunu bir imtihan olarak görmeliyiz.