Uğur Akbulak Piro

Uğur Akbulak Piro
@BirAbdal
“BirAbdal’ın çığlığı Bize Kalan, “Ahh Dersîma” adlı kitabların yazarı
Yazar
İstanbul
55 okur puanı
Eylül 2019 tarihinde katıldı
An olur ebedi bir suskunluk çöker bu kente… Gülüşler azalır, bakışlar solar. Gün gelir yalnız bir gülüşün kalır, o büyük sevdalarda biter elbette. Vakit durur şarkılar susar, anılar geçmişte, ayrılıklar ve acılar gelecekte. Ve şimdi bilsen susmak ne korkunç işkence. Uğur Akbulak
Edebiyat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Tahammülün, tahakkümün en yoğun olduğu bir tarihin, Alişir ve Zerîfe’siyiz şimdi. Kölelik; ses çıkıp, ışık yanıncaya dek devam edecektir. Seslerin, yumrukların ve şarkıların aynı tonla buluşmasının vaktidir, haydi. Uğur Akbulak
Edebiyat
An olur, insanın içinden ayrılıklar bir başına yürüyerek intihar eder. Yalnız duvarda bir resim kalır. Hüznün ve aşkın mavisini, fırtınalı bir hayatın orta yerinde bir kavga vermişliğinin gururu ile yaşar gidersin öylece. Uğur Akbulak
1000Kitap
Uzun-uzun düşünüyorum şimdi… gök gürültülü akşamların koynunda sağanak-sağanak ıslanıyor anılarım. Teker-teker düşüyor kaldırım kenarlarına, Özlem’le yazılmış şiirler, gülümseyen bakışlar, ilk göze göze gelmelerimiz, ve umutlarımızın yeşerdiği o mordan çalma acayip güzel gece. Ürküyorum ansız ve de kimsesiz… Uyanıyorum öylece ve korkularımla yüzleşiyorum. sana uzak, sana hasret, sana bambaşka, ve yalnız sana atan ritmi bozuk kalbimle. Vakit hızlı, vakit geçiyor birden bire. bir bakmışsın güneş doğmuş oluvermiş bir sabah, gözlerim kan çanağı. Bir bakmışsın gün batmış gelivermiş kara bir akşam, içimde yetim bir çocuk. Evet, evet şaşırma; bildiğin o kahrolası hayat benim. Yani hayatı, daha doğrusu hayatımı mahvedende benim. Bazen; hani o bildiğin yarı ölü ruh halindeyim. bir diriliyorum, etrafım mezarlık. kulağımda ağlaşmalar, ağıtlar, feryat figanlar. Başımı kaldırıyorum acaba kim öldü? Kime bu ağlamalar diye. Yarı soluk bir silüeti karşımda görüyorum. Tam dokunacağım omuz başına, kim bu ölen, kimi kaybettiniz? yaşı kaçtı diye, elim uzanınca dönüyorum, yarım yamalak bir ben daha bana. Nice geceler dolaşırım boydan boya bu şehri. Attığım her adımda, soluduğum her nefeste uzak yalnızlıklar oluşuyor ayaklarımda. Koşuyorum, koşuyorum ve sana koştukça dahada uzaklaşıyorum. Günahlarımın azabı içinde parmak uçlarım uyuşuyor. Hissetmek yasak, yaşamak yasak, düşünmek yasak, sana dair her şey yasak. Yok olmaz öyle… gençtik, cahildik, hata yaptık günah aldık. Kolay mı öyle yürekten birini sevmek, gönül vermek, yarim demek. İnsan sevdasına nasıl kıyar? Hayat arkadaşlığı böyle mi olmalı? Bir sevda nasıl bir başkası sebebiyle bitebilir… Edilen bir söz, atılan bir iftira bu kadar mı çabuk yapışır, seni çok seviyorum dediğin birine. Yahu kim, nasıl sever… böyle çirkin, böyle edepsiz,
Edebiyat
Bana her gece, bir ayın en karanlık gölgesinde efsunlu bir sen dokunurdu. Ve ben atardım tüm yalnızlığımı, arınırdım korkularımdan, kuşkularımdan. Sonra bir türkü tuttururduk masmavi ve de bir türkü ki, kucak dolusu sımsıcak. Yani anlayacağın sevgilim! Seninle güzel bu tutku, ve seninle ısınır bu gezegen ancak. Uğur Akbulak
Edebiyat