Kürek mahkumiyetinin ölümden, ölümün kürek mahkumiyetinden daha iyi olduğunu düşünen ama bunlardan tamamen bağımsız olarak doya doya yaşamak isteyen genç bir adamın kendi hayatından anlattığı kısa bir kesit. (Kısa bir kesit diyorum çünkü adam kendini üç beş sayfalık bir yazıyla anlatmaya çalışıyor.) Küçük kızının kendisini tanımaması üzerine ölüme daha yakın olan bir adamın düşüncelerindeki değişim. Güzel bir kitap. Sıkıcı başlayıp daha sonra su gibi akan kitaplardan.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Tıbbın gayesini, ilaçların acıları hafifletmesi olarak görürseniz kaçınılmaz olarak ortaya şu soru çıkar:
Acıları hafifletmenin amacı nedir? İlk olarak, acıların insanı kusursuzluğa götürdüğü söylenir. İkinci olarak ise, eğer insanoğlu acılarını haplarla ve damlalarla hafifletebileceğini öğrenirse, bugüne kadar onları hem türlü kötülükten koruyan hem de onlara mutluluk bahşeden dini ve felsefeyi tümüyle terk edebilir.
Adamın arkasını toplayan Nikita onu çok fena dövüyor, döverken de yumruklarını hiç esirgemiyordu. Burada korkunç olan şey onun döbülmesi değil -buna alışmak mümkündü-, bu aptal hayvanın dayak yerken sesini çıkarmaması, karşılık vermemesi, gözünü bile kırpmaması, sadece ağır bir fıçı gibi hafifçe sağa sola sallanmasıydı.