Şu “yüce ve güzel” denilen şeyler ise kırkımdan sonra ensemde adeta boza pişirdiler, ama dediğim gibi, insanın yaşı kırka gelince böyle oluyor, yoksa o zamanlar, ah, ah, o zamanlar bambaşka olabilirdi tabii her şey!
Bir başka seferinde çok güçlü bir şekilde âşık olmayı istedim, hem de iki defa. Sizi temin ederim ki beyler, çok da acı çektim! İçinde, ruhunun derinliklerinde acı çektiğine inanmıyorsun aslında, insanın güleceği bile tutuyor ama yine de çekiyorsun o acıyı, hem de en gerçeğinden, su katılmamışından... Kıskanıyorsun, kendini kaybediyorsun... Hepsi de can sıkıntısından beyler, can sıkıntısından... Atalet içinde bunalmaktan...
Ne diyordum, evet, ben böyle yapmacıksız, samimi insanları normal ve gerçek birer insan olarak kabul ederim; nazik tabiat anamızın yaratırken tam da olmasını istediği şekliyle meydana getirdiği kişilerdir onlar. Böylesi bir insanı bütün hücrelerimle kıskanırım ben. O bir aptal da olabilir, bu konuda sizinle tartışacak değilim ama normal insan belki de aptal olmalıdır, nereden biliyorsunuz?