Mümin kime derler? Diye soruyorlar bir Mübareğe…
Tavuskuşu gibi ayaklarına bakana. Diye cevaplıyor. Mümin; güzelim tüylerini ve renklerini göremez, sadece çirkin ve siyah ayaklarını görüp hüzünlenir diyor!
Psikolojik olarak düşünün ; başımızda kabrimizi taşırken şeytanlık düşünüp dünya malına mihnet edebilir miydik? Başımızın üstünde kabrimizi taşırken kar, zarar değil haram, helal adımlarıyla yürüyorduk.
Besmelesiz her adım, tabiatın ve kişisel kazalarımızın dengelerini sarsar. Tecrübe; insanın eşya, nesne ve varlıklara dokunarak, onları hayatına katıp çıkarımlar yapmasıdır.
Durmak, beklemek; kabullenmektir. Kabullenmek muhabbet ve rıza ister. Durmak ve akibetini beklemek rıza makamına ulaşabilmiş derviş ruhlu insanların işidir. Durmak, yaratanın işine burnunu sokmamaktır.