Açıkça görüldüğü gibi, insanlar doğal içgüdüleri ya da alışkanlıkları dolayısıyla duygularına güvenmek eğilimindedir. Ve biz hiç düşünmeden, hatta aklımızı bile kullanmadan önce, algımıza bağlı olmayan ve duyum yeteneğine sahip bütün varlıklarla birlikte yok olsak bile yine de var olacak bir dış evrenin varlığını varsayar dururuz.