️ ELİFF ⭐ profil resmi
️ ELİFF ⭐ kapak resmi
~>AYBÜ ‍‍

°MUTSUZLUK AHLAKSIZLIKTIR!!°

°GÖKYÜZÜNÜ ESİR ALDIM, YERYÜZÜNDE TAKILI KALDIM..°
°°PIRLANTADAN ALINMAYAN VERGİ KİTAPTAN ALINIYORDU , ÇÜNKÜ PIRLANTA ALANDAN DEĞİL KİTAP OKUYANLARDAN KORKUYORLARDI..°°
°°ÇÜNKÜ HALK YENİ OLANI OKUMAYI, İYİ OLANI OKUMAYA TERCİH EDECEK KADAR SAFTIR..°°
°°BEN YANMASAM, SEN YANMASAN, BİZ YANMASAK NASIL ÇIKAR KARANLIKLAR AYDINLIĞA?°° ~NAZIM HİKMET~
°BİR BAKIŞ BİLE YETERKEN ANLATMAYA HER ŞEYİ KALBİNİZİ DOLDURAN DUYGULAR KALBİNİZDE KALDI..° ~BEHÇET NECATİGİL~
679 kütüphaneci puanı
584 okur puanı
04 Nis 2017 tarihinde katıldı.
~>AYBÜ ‍‍

°MUTSUZLUK AHLAKSIZLIKTIR!!°

°GÖKYÜZÜNÜ ESİR ALDIM, YERYÜZÜNDE TAKILI KALDIM..°
°°PIRLANTADAN ALINMAYAN VERGİ KİTAPTAN ALINIYORDU , ÇÜNKÜ PIRLANTA ALANDAN DEĞİL KİTAP OKUYANLARDAN KORKUYORLARDI..°°
°°ÇÜNKÜ HALK YENİ OLANI OKUMAYI, İYİ OLANI OKUMAYA TERCİH EDECEK KADAR SAFTIR..°°
°°BEN YANMASAM, SEN YANMASAN, BİZ YANMASAK NASIL ÇIKAR KARANLIKLAR AYDINLIĞA?°° ~NAZIM HİKMET~
°BİR BAKIŞ BİLE YETERKEN ANLATMAYA HER ŞEYİ KALBİNİZİ DOLDURAN DUYGULAR KALBİNİZDE KALDI..° ~BEHÇET NECATİGİL~
679 kütüphaneci puanı
584 okur puanı
04 Nis 2017 tarihinde katıldı.
  • 125 syf.
    ·3 günde
    Nietzsche kalbimin tek sahibi.. Tamam tamam abartılı oldu. ama sevdiğim bir filozof. Son bir yıldır mutsuz olmamı engelleyen adam. =)
    "İnsanlar doğar , büyür , yaşar ve ölürler. Önemli olan çok yaşamak değil , yaşadığın sürece fazla bir şeyler yapabilmektir." demiş. Ben de bu sözü duyduğum zaman bir daha mutsuz olmamayı ve bir şeyler yapmayı kafama koydum ve artık eskisi kadar mutsuz değilim, daha çok şeyler yapıyorum.Bir de bu kitabını okuyunca kendime yeni yeni sözler vermeye başladım. Kafka, "Eğer okuduğumuz bir kitap bizi kafamıza vurulan bir darbe gibi sarsmıyorsa, niye okumaya zahmet edelim ki?" der. İşte bu kitap da bu sözün karşılığı. Kafamıza bir darbe değil, bir çok darbe yiyoruz.. Okunacak kitaplar arasında zannımca. Sanırım söyleyeceklerim bu kadardı. Mutlu kalın.. :)
    Bu arada gitmeden önce teşekkürümü edeyim de öyle gideyim. Bu kitabı bulabilir misin dediğim anda bulup hemencik pdfini gönderen Sadık Kocak teşekkür ederim.. =)
  • 63 syf.
    ·1 günde
    Öncelikle son bir haftadır okuduğum şiir kitaplarının kaynağı olan Sadık Kocak 'a çok teşekkür ederim. =) Sadık By, Sadık By devamını beklerim. =D
    Şiir okurken ayrı bir dünyaya uçan, kaçan bir adet ben var her seferinde. Sunay Akın'ı ilk defa Sadık Kocak sayesinde okudum. Çok çok sevdiğim söylenemez ama sevmedim de diyemem. Şiirleri zaten çok kısa.. Bazı şiirleri çok güzel olurken, bazıları olmamış. Gerçekten olmamış yani. Şimdi diyeceksiniz ki, "okuduğun kitap sayısına bak koskocaman şairi, yazarı eleştiriyorsun" eleştirmek güzel şeydir ya. Kızmayın bana =) kitabın içinden en çok beğendiğim iki şiiri buraya eklemek istiyorum. Keyifli okumalar.. =)


    Savaş haberleriyle dolu
    renkli gazete sayfasını
    katlayıp bir çocuk üstüste
    kesiyor özene bezene
    elindeki makas ile
    Ve insanlar oluşuyor kağıttan
    tutuşmuşlar elele..



    Her akşamüstü oyuncakçı
    camekânından
    çocuk ellerinin
    izlerini
    siler..
  • 256 syf.
    ·4 günde
    Merhaba, yine inceleme yazmaya çalışan bir adet ben var karşınızda. =D beceremiyorum ama ısrarla yazmaya devam ediyorum..
    Bu seferki incelemem "Boğulmamak İçin" George Orwell diyince hep akıcı, elimden düşmeyecek olan bir kitap geliyordu aklıma. 1984 ve Hayvan Çiftliği'nde öyle olmuştu çünkü. Ama bu kitap bitmiyordu. Okuyordum ama sanki okudukça sayfa sayıları artıyordu, bitmiyordu.. İki üç kere yarıda bıraktım.. Boğulmamak için okurken boğuldum, nefes alamadım.
    George amcamız kilolarından şikayetçi 45 yaşında bir şahıs. Savaşın kötülüğünden bahsederken bir yandan da kilolarından bahsediyor -ben bunca zamandır kilolarına bu kadar takıntılı bir insan görmedim- bir de takma dişleri var tabi.. Bazen öyle bir havayla konuştu ki 15 16 yaşlarında bir genç anlatıyor sandım hatta bir sayfasında not olarak bir kağıt yapıştırdım, "Amcacığım hadi yaşından utanmıyorsun, takma dişlerindende mi utanmıyorsun böyle ergen ergen konuşıyorsun." diye.
    Uzun lafın kısası çok sıkıldım okurken. Bitmek bilmedi ama tabi bunlar benim görüşüm yazar ne demişti 1984 kitabında "En iyi kitaplar insana zaten bildiklerini söyleyen kitaplardır.." belki de bu kitapta bilmediğim bazı şeyler vardı ve bana kötü geldi bilinmez..
    Mutlu kalın, kitaplarla kalın.. =)
  • 120 syf.
    ·1 günde
    Evet. Yine ben ve benim inceleme olmaya çalışan ama bir türlü inceleme olamayan incelemeye benzeyen yazılarım..
    İki gün bekleyişin ardından bugün cam kenarında postacıyı bekleyip sonunda kavuştuğum kitap.. Aykut abinin imzalı olarak gelen kitabı. Gerçekten çok heyecanlıydım çünkü bu kitap sadece bir kitap değildi benim için. Ölmeden önce yapılacaklar listemden bir madde daha silinmesini sağlayacak kitaptı. Madde;Türk bir yazarın kitabını okuyup ona kitap hakkında düşüncelerimi söyleme. Belki sizin için komik gelebilir ama benim için çok önemliydi ve bu oldu. Bu yüzden çok mutluyum..
    Kitap hakkında söyleyecek çok şeyim var aslında toplumun en büyük sorunlarından bahsedilmiş. Mesela kadına şiddet. 2017 yılında 409 kadın belki de saçma sapan nedenlerden dolayı cahil insanlar tarafından bu dünyayı terk etti. Ki bu bilinen sayı bir de bilinmeyen var. Bir de üstüne şiddet gören var, fiziksel veya psikolojik. İkinci büyük sorun hayvanlar.. Kitapta çok beğendiğim bir cümleyi buraya yazmak istiyorum. "İnsanlar düşünebildiği için hayvanlardan üstündür derler; peki insanlar yalnızca çıkar, yalan ve adilik için kullanıyorsa bu kabiliyetlerini üstünlük bunun neresinde? Sadece insanlar düşünebilirse madem, sadece insanlar böylesi kötülükleri besleyebilir öyleyse.." bizler düşünebiliyoruz değil mi? Bizler düşündüğümüz için bunca kötülüğü yapıyoruz. Yine aynı sayfada başka bir cümle vardı. "Hayvan olmak o canlıya yüklenmiş bir görev, yaratılış, fakat hayvanlık, yalnızca insanlara özgü.." ne kadar da güzel anlatılmış.. Tek bir cümleyle insanlığı. Kitap 112 sayfa fakat içindekiler çok fazla gerçekten dolu dolu. Her kitapta bir arkadaş edinirim ben kendime. Onunla beraber sohbet ederim. Bu seferki arkadaşım da Duyguydu..
    Bana Duygu'yu hediye ettiğin için teşekkür ederim Aykut abi.. İkinci bir kitap çıkarma gibi bir düşüncen var mı bilmiyorum ama umarım çıkartırsın. =) (umarım becermişimdir bu sefer inceleme yazmayı.. )
  • 53 syf.
    ·2 günde
    Frida ve çektiği acılar.. Dün Turhan Yıldırım abi ile konuşurken Mario Levi'nin çok güzel bir sözünü söyledi bana. "Mario Levi, şunu derdi. Derdi olmayan yazamaz. Mutluluğun edebiyatı olmaz diye. Yaşadığımız acılar, sıkıntılar yazmamıza sebep olur. Ondandır ki temel tüm yazılarımız bundan oluşur." Frida içinde bu geçerli Fridanın hikayesini okurken sürekli aklıma bu söz geldi. Gerçekten insan acı çekmeden büyük insan olamazmış.. Bir şeyler yaşaman lazımmış acı çekmen için..
    Dergide tabiîki sadece Fridanın hikayesi yok. En sevdiğim yazarlar ve şair de vardı. Kafka ve Milenanın aşkı, Behçet Necatigil'in şiiri. Stefan Zweig'in Satrancı.. Mükemmel bir sayı olmuş biraz geç okusam da olsun okudum zamanın neresinden dönsem kardır.=D keyifli okumalar..
  • 250 syf.
    Eniştemin Whatsapp üzerinden tek tek sayfalarını çekip attığı kitap. =) 1985 yılında öğretmeni hediye etmiş ona..
    Kitapta iki tane kısacık hikaye var. Hayatın aslında ne kadar adeletli olduğundan bahsediyor kitap. İlk hikayede açgözlülük yapmamamız gerektiğini anlatırken ikinci hikayede yardım etmenin ne kadar güzel bir duygu olduğunu anlatıyor.. Aslında bilinen ilkokul öğrencilerinin okuduğu kitaplardan ama tek farkı kitabın 1985 yılından bu yana saklanmış olması.. =)
  • 488 syf.
    ·5 günde
    Kitabı daha önce okumuş olmamın verdiği rahatlıkla inceleme yapabilirim sanırım..
    Normalde şiir kitaplarını bir kere okuduktan sonra ikinci defa baştan sona okumam. Canım istediği zaman açar farklı farklı sayfalardan okurum şiirleri. Bu kitabı ise neden ikinci defa baştan sona okuyorum?
    Kitabın bende çok derin bir anlamı varda ondan. Okulumuza misafir gelen öğretmenin bu kitabın bir daha asla görmeyeceğim insanların eline geçmesinde sakınca yok diyip kütüphaneye bağışlamaktan son anda vazgeçip sıramın üzerine bıraktığı bir kitap. Öğretmenlerimin çoğunun böyle bir alışkanlığı vardı. Bana kitap hediye etmek..
    Kitapta Özdemir Asafın şiirlerinin yanında bir kadının acı çekişlerini, nefretlerini, öfkesini satır aralarına boş bulduğu her yere not etmesi de var.. Bu yüzden benim kitabım herkesten farklı bir kitap. Kitabı bana hediye ettiği günden sonra onu görmedim. Nereye gittiğini bilmiyorum. Ama sanırım ait olduğu yere ( İstanbul'a) gitti. Çoğu şiirin altına İstanbul'a olan sevgisini ve orada çektiği acıları anlatmış..
    Şimdi gelelim asıl kitaba. Aşık olunası şiirlere. Özdemir Asaf benim eskiden beri çok sevdiğim bir şairdir. En sevdiğim şiiri ise Lavinia ne zaman o şiiri okusam ayrı bir duygu sarar beni. Bu şiirin yanında Pay, Giden, Eskiden.. gibi sayamayacağım bir çok mükemmel şiiri var. Bence Özdemir Asafla henüz tanışmadıysanız tanışmalısınız.. Kitaplarla kalın. Bahsettiğim şiirleri iliştiriyorum buraya ;
    LAVİNİA
    Sana gitme demeyeceğim.
    Üşüyorsun ceketimi al.
    Günün en güzel saatleri bunlar.
    Yanımda kal.Sana gitme demeyeceğim.
    Gene de sen bilirsin.
    Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
    İncinirsin.Sana gitme demeyeceğim,
    Ama gitme, Lavinia.
    Adını gizleyeceğim
    Sen de bilme, Lavinia.


    PAY
    Ben pırıl pırıl bir gemiydim eskiden.
    İnanırdım saadetli yolculuklara.
    Adalar var zannederdim güneşli, mavi, dertsiz.
    Bütün hızımla koşardım dalgalara.
    O zaman beni görseydiniz.

    Ben pırıl pırıl bir gemiydim eskiden.
    Beni o zaman görseydiniz
    Siz de gelirdiniz peşimden.

    Ama şimdi şu aksam saatinde
    Son liman kendim, bu döndüğüm,
    Bilmiş, bulmuş, anlamış.
    Hatırımda bir vakitler güldüğüm.
    Yoluna can serdiğim o kaçış.

    Simdi o akşam saatinde
    Donuyorum görmüş, geçirmiş, atlatmış,
    Denizlerin doymayan sahilinde.



    GİDEN
    Bir gecedir bütün geceler gibi
    Saçlarında,tanıdığın ellerin en ağırı
    Gözlerinde maceraların en derini...
    Sana anlatırlar geçenle kalandan
    Bir gecedir bütün geceler gibi
    Karanlıklardan,aydınlıklardan

    Ne varsa kendincedir
    Pencere camlarında ışıklar parlar
    Halıda yatar eşyanın gölgesi
    İç içedir artık sokaklar,evler,odalar
    Duvarlar bakışları keser,kapılar sesi
    Ne varsa kendincedir

    Ve senin,üzerinde binbir düşünce,günden
    Oynaşır hatıranla,kalbinle,ümitlerinle
    Herşey düşünmektedir seninle
    Birden,bir rüzgar eser,sana doğru senden
    Seninle çoğalmaya başlar kendisiyle bitenler
    Hatırlayan ellerinle,unutmayan gözlerinle

    Değişir sezilecek kadar yavaştan
    Değişir istenen istenmeyen
    O koruyan zor yalanlar silinir
    Büyür kolay bir doğru,bilinen,söylenmeyen
    Uyuyanlar uyanmış,ölüler dirilmiştir
    Bir gecedir sana doğru senden

    Bir gecedir sana doğru senden...
    Geçen yaşadığındır,yaşarken anlamadan
    Kalan bir gerçektir belki
    Bir iğne gibi kaybolan,bir bardak gibi kırılan
    Gelen sanki beklediğindir
    Ve giden,en tatlı,en sıcak,en kocaman..



    ESKİDEN

    Ne güzel insanlar vardı eskiden.
    Çocukluğumuzu kaplamışlardı.
    Bize masal anlatırlardı
    Cinlerden, perilerden.
    Büyük anneler, büyük babalar vardı.
    O zaman hepsi uzaktı ölümden.
    Hem sevdirir hem korkuturlardı.
    Acı hikâyeleri bile tatlı başlardı.
    Demek bunun için gittiler hikâyelerden.
    Ne güzel insanlar vardı eskiden.

    Ne güzel şarkılar vardı eskiden.
    Gençliğimizi donatırlardı.
    Hep iyi şeyler hatırlatırlardı
    Geçip gitmiş devirlerden.
    Sevgi ve ümid yaratırlardı.
    O zaman her şey uzaktı ölümden.
    Yanık şarkılar bile neşeli başlardı.
    İster istemez saadet taşardı
    Gamsız günlerimizden.
    Ne güzel zamanlar vardı eskiden.

    Ne güzel şarkılar vardı eskiden.
    Hayâl içinde yaşatırlardı.
    Güldürür ağlatırlardı
    Duymadan biz, düşünmeden.
    Her an bir asır kadardı.
    O zaman herkes uzaktı ölümden.
    Candan sevdiklerimiz vardı.
    Hepsi başka güzeldi, bizi tanımazlardı.
    Bütün yollarımız geçerdi gül bahçelerinden.
    Ne güzel zamanlar vardı eskiden..
  • 149 syf.
    ·3 günde
    Kimya öğretmeniminin önerisiyle okuduğum kitap.. Kalemi elinize alın ve çizin baştan sona. Her cümlesinde bir öğüt olan, insanı uyandırmak için yazılmış bir kitap. Kitabı bitirmeden en az 4 5 arkadaşıma tavsiye ettim bile. =) bir de bir şeyi çok merak ettim acaba bu kitapta yazılanlar bizim ülkemizdede uygulansa ülkemiz nasıl bir hale gelirdi? Bir kitap daha bitti bitmesine de kafamda yine deli sorular..
  • 184 syf.
    ·1 günde
    Böyle bir kitabı okuduğuma inanmıyorum. Çok büyük konuşmuştum. Asla böyle bir kitabı kütüphaneme koymam asla okumam dedim dedim ve bir arkadaşım doğum günümde bu kitabı umarım okursun diyip hediye etti ve benden söz istedi hep saklayacağıma dair. Üzgünüm kitaplığım böyle bir kitabı taşıman çok zor biliyorum. Affet beni..
    Kitap bile denilmeyecek ciddi anlamda saçma olayların arkası olmayan gereksiz bir kitap. Adam yazarken hiç mi düşünmemiş bu olabilir mi diye. Kitabın sonunda kız aylar boyunca konuşmuyor ve konuştuğu ilk kelime ben acıktım? Ciddi olamazsın.. Okumayın böyle kitapları lütfen ya gidin George Orwell okuyun ne bilim Albert Camus okuyun Zülfü Livaneli okuyun.. Ama böyle kitapları okumayın. Boş zaman kaybı çünkü.. Her neyse. Ben kendi kitaplarıma dönüyorum 3 4 saat içinde onları çok özledim.. Kitaplarla kalın..
  • 256 syf.
    ·9 günde
    Sonunda bitti.. bitmesine üzülsem mi sevinsem mi bilemedim. ortalama 10 gündür o çok sevdiğim Nazım Hikmete kızmadığım sayfa kalmadı. Piraye'ye ise çok daha fazla kızdım. neden diye soracak olursanız bir kadın bir insana bu kadar tapmamalı. Piraye'nin yaptığı resmen tapmak.. Bir de bir sorum olacak acaba yanlış mı biliyorum diye belki sizin bir bilginiz vardır kitabın 96. sayfasında anlatılan olay Canan Tan'ın Piraye adlı romanının özeti gibi bir şey. sorum ise Canan TAN o kitabında Nazım Hikmetin eşi olan Pirayeyi mi anlatıyor yoksa bu kitapta Nazan Arısoy bize yanlış bilgi mi vermiş yoksa yoksa ben mi olayı çok yanlış anladım?
~>AYBÜ ‍‍

°MUTSUZLUK AHLAKSIZLIKTIR!!°

°GÖKYÜZÜNÜ ESİR ALDIM, YERYÜZÜNDE TAKILI KALDIM..°
°°PIRLANTADAN ALINMAYAN VERGİ KİTAPTAN ALINIYORDU , ÇÜNKÜ PIRLANTA ALANDAN DEĞİL KİTAP OKUYANLARDAN KORKUYORLARDI..°°
°°ÇÜNKÜ HALK YENİ OLANI OKUMAYI, İYİ OLANI OKUMAYA TERCİH EDECEK KADAR SAFTIR..°°
°°BEN YANMASAM, SEN YANMASAN, BİZ YANMASAK NASIL ÇIKAR KARANLIKLAR AYDINLIĞA?°° ~NAZIM HİKMET~
°BİR BAKIŞ BİLE YETERKEN ANLATMAYA HER ŞEYİ KALBİNİZİ DOLDURAN DUYGULAR KALBİNİZDE KALDI..° ~BEHÇET NECATİGİL~
679 kütüphaneci puanı
584 okur puanı
04 Nis 2017 tarihinde katıldı.

Okuduğu kitaplar 244 kitap

  • Sadako  ve Kağıttan Bin Turna Kuşu
  • Uçurtmayı Vurmasınlar
  • Delifişek
  • Güneşi Uyandıralım
  • Kızıl
  • Ay Işığı Sokağı
  • Yeraltından Notlar
  • Mürebbiye
  • Mutsuzluk Zamanlarında Mutluluk
  • Devran

Okuyacağı kitaplar 24 kitap

  • Yıkanmak İstiyorum
  • Çalışmak Sağlığa Zararlıdır
  • Kuvâyi Milliye
  • Posta Kutusundaki Mızıka
  • Trendeki Kız
  • Şifa
  • Bibliyomani
  • Ben, Malala
  • Sinestezya
  • Darağacında Üç Fidan

Kütüphanesindekiler 198 kitap

  • Sadako  ve Kağıttan Bin Turna Kuşu
  • Uçurtmayı Vurmasınlar
  • Kafes
  • Yeraltından Notlar
  • Böyle Buyurdu Zerdüşt
  • Devran
  • Üstü Kalsın
  • İçimizdeki Şeytan
  • Kaçak
  • Bir Kalbin Çöküşü