Ahmet Talha Bircan

Ahmet Talha Bircan
@Bircan3438
Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
Kayseri
2 Temmuz
55 okur puanı
Nisan 2024 tarihinde katıldı
Elhamdülillah
Şimdiye kadar, İslam'la topyekün mücadeleyi kazanabilen ve İslam'ı tümüyle ortadan kaldırmayı başarabilen hiçbir devlet olmamıştır. Yakın tarihte, Sovyetler Birliği'nin on yıllar boyunca sürdürdüğü yıkıcı politikalara bakınız. Veya Arnavutluk'ta sözde "ateist devlet" kuran Enver Hoca'ya bakınız. Netice, yönetenler açısından yalnızca hüsran ve mağlubiyettir. Halklara acıdan başka bir şey getirmeyen ve devletlerin sadece gücünü tüketen bu kavganın kazananı yine İslam olmuştur.
Sayfa 247·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İlahi takdir çerçevesinde her hadisenin ancak en uygun zamanda ve şartlarda meydana geldiğini ifade etmek sadedinde, eskiler çok latif bir ibare kullanırdı: "Her şeyin bir vakt-i merhûnu vardır." Buradaki "vakt-i merhûn" kavramı, rehin alınmış vakit demektir. En uygun zaman geldiğinde, şartlar olgunlaştığında ve vade dolduğunda vakit özgürlüğe kavuşacak, olacak olan da olacaktır.
Sayfa 246·Kitabı okudu
Alıntı
Türkiye, dünyanın en özgür ülkesi. Hatta başıboşluk seviyesinde bir özgürlük ve rahatlık var. Sokaktaki sıradan insanı bir kenara bırakırsak, Türkiye Müslümanlarının bile bu özgürlük ve rahatlığın kıymetini yeterince bilemediğini düşünüyorum doğrusu. Doğu Türkistan'daki boğucu atmosferi tadınca, ne kadar az çalıştığımız ve ne çok tembellik ettiğimiz hakikati yüzüme bir tokat gibi çarptı.
Sayfa 245·Kitabı okudu
Alıntı
Arkamızda nice dramı ve acıyı bırakarak ayrılıyorduk Doğu Türkistan'dan. Yıllar boyunca duyduğumuz, dinlediğimiz ve okuduğumuz şeyleri yerinde görüp gözlemlemiştik. Vakıa, inkâr olunamayacak biçimde ortadaydı. Şimdiye kadar ilme'l-yakîn olarak işittiklerimiz, artık ayne'l-yakîn ve hakka'l-yakîn şuurumuza kazınmıştı. Bundan sonra, Doğu Türkistan'da yaşananlar, herkese duyurmak ve anlatmak üzere bize emanetti. Şahitliğimizi en adil biçimde aktarmak, omuzlarımızda bir vazifeydi.
Sayfa 244·Kitabı okudu
Alıntı
Çin'de hayatın her alanı anonslarla düzenleniyor. Her yerde mekanik ve biteviye bir sesin tekrarladığı anonslar, talimatlar, bildiriler... İnsanın asabını bozan, sinir sistemini mıncıklayan ama aynı zamanda devletin mutlak kontrolünü de sürekli başa kakıp hatırlatan bir sistem... Yolumuzun düştüğü ücra Uygur köylerinde daha boğucu biçimde hissetmiştik bunu. Bana "Çin'in tek bir kelimeyle özetle" deseler, kullanacağım kelime şu olurdu: anons!
Sayfa 236·Kitabı okudu
Alıntı