İlhan Dilek’in "Usta Bizim Hayalleri Siyah Poşete Koy" isimli bu çalışması, bir yanıyla otobiyografik izler taşıyan edebi denemelerden, diğer yanıyla ise bir kurgu hikâyeden oluşan, "hayal kırıklığı" ve "umut" sarkacında gidip gelen duygusal bir eserdir.
Kitap, yazarın kendi iç dünyasını döktüğü kısa metinlerle (denemeler) başlar ve sonrasında "Çat Kapı Gelen Aşk" başlıklı daha uzun, kurgusal bir hikâye ile devam eder.
Kitabın ana ekseni hayallerin yıkılışı üzerinedir. Ancak bu yıkılış bir teslimiyetten ziyade, "an’da kalma" çabasıyla dengelenir.
Hikâye bölümündeki karakterler, iki zıt kutbu temsil eder:
Rıza: Geçmişin yükü altında ezilen, topluma küsmüş, hayalperest ama eylemsiz bir aydındır. Yazmayı bırakması, bir nevi hayata karşı grev yapmasıdır.
Sıla: Bir psikolog olarak rasyonelliği, umudu ve "vazgeçmemeyi" temsil eder. Rıza için hem bir "ayna" hem de bir "kurtarıcı" figürüdür. Rıza’nın "anksiyete"sini teşhis etmesi, aslında onun ruhundaki tıkanıklığı açan anahtardır.
İlhan Dilek, bu eserinde modern bir münzevinin portresini çiziyor. İlk bölümlerdeki şiirsel ve parçalı yapı, okuyucunun yazarın ruh haline girmesini sağlarken; son kurgu bölümü, bu ruh halinin somut bir olay örgüsüyle nasıl "iyileştiğini" anlatıyor.
Kitap, "hayalleri siyah poşete koyacak" kadar dertli olanlara, o poşetin içinden yeni bir hikâye çıkarabileceklerini muştuluyor.
Usta Bizim Hayalleri Siyah Poşete Koyİlhan Dilek