Birgül Albayrak

Birgül Albayrak
@Birgulalbayrak
İstanbul
İstanbul, 26 Kasım 1984
102 okur puanı
Ekim 2017 tarihinde katıldı
Cemil Meriç
Cemil Meriç'in 'Bu Ülke'deki o her kelimesi tokat gibi patlayan sarsıcı satırları... Bu aziz ve hüzünlü tarihi, satırların o devasa ağırlığını tam olarak hissettiren o tok, derin sesi ve muazzam üslubuyla canlandıran Altay Cem Meriç
Reklam
Devlet, bu aziz milletin yegane sığınağıdır ve onun sarsılmaz gücü karşısında hiçbir sermaye odaklı yapı, hiçbir kartel asla haddini aşamaz. Kendini bu milletten ve devlet nizamından büyük zannedip "Biz yoksak millet aç kalır" cüreti gösterenler, devletimizin ağırlığı altında ezilmeye her daim mahkumdur. ​Ancak kalbi bu vatan için atan bir vatandaş olarak, sormadan da edemiyorum: Senelerdir o malum üç harfli market zincirleriyle el ele verip bu milletin sofrasını sömürenler zaten ortadayken, müdahale için neden tam olarak şimdiye kadar beklendi? Bu yapıların ne yaptığı, piyasayı nasıl tekelleştirdiği dün bilinmiyor muydu ki bugün aniden bir başarı hikayesi yazılıyor? Güçlü bir devlet nizamı, kurumları vasıtasıyla bu haksızlığa daha ilk adımda, zamanında müsaade etmemeliydi. Kurumların denetimde geç kalmasının faturasını neden her daim çoluk çocuğunun rızkını korumaya çalışan gariban vatandaş ödüyor? Körü körüne alkışlamayı bırakıp, devletimizin denetim mekanizmalarında hakiki adaleti, samimiyeti ve liyakati istemek bu ülkede yaşayan her vatandaşın hakkıdır.
Duygu ve Düşünce
Sözde Psikolojik Tahliller ve Çağdaş Edebiyat Sığlığı
Puan vermedi·264 syf.··
2026 6. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 03:19
Çağdaş edebiyatta ve popüler mecralarda sıkça karşılaştığım, kurguyu sadece kendi toplumuna üstten bakmak ve bu toprakların değerlerini küçümsemek için bir araç olarak kullanan kronik bir döngü mevcuttur. Bir sesli kitap uygulamasında arka arkaya dinlediğim Kötü Bir Gün, Garip Bir Yer, eski bir askeri figür üzerinden adalet dağıtmaya soyunan Temizlikçi ve son olarak tipik bir gerilim dekoru sunan Karanlık Köy romanlarını analiz ettiğimde, bu döngünün ve üslup sığlığının en somut örneklerini net bir şekilde görüyorum. Tüm bu kurguların ortak noktası, ne yazık ki derinlikli birer edebi değer taşımaları değil; kurgusal karakterler ve klişeler üzerinden bu coğrafyanın insanına karşı takınılan o kronik üstencilik psikolojisidir. ​Söz konusu eserlerde, kulak verdiğim o karakterler üzerinden iddialı insan tahlilleri yapılmaya ve insan psikolojisinin en derin dehlizlerine inilmeye çalışıldığını fark ettim. Ancak bir dinleyici ve okur olarak sormadan edemiyorum: Bir kurguda bu kadar keskin ve iddialı insan analizleri yapılırken, karakterlerin psikolojisi bu derece kesin hükümlerle kağıda dökülürken arkasında durulacak hakiki bir uzmanlık eğitimi var mıdır? Yoksa popüler bir figür olmanın, vitrinde yer almanın verdiği bir cüret mi söz konusudur? Çünkü satırlarda ve seslendirilen cümlelerde karşıma çıkan şey derin ve hakiki bir insan ruhu tahlili değil; kendi insanını ve toplumunu sürekli karikatürize eden, burun kıvıran yüzeysel bir yaklaşımın ötesine geçememektedir. ​Dahası, bu eserlerin edebi birer romandan ziyade, hiçbir tarihi gerçekliği ve derinlemesine araştırmayı barındırmayan, tamamen dijital platformlara ya da televizyonlara satılmak için aceleyle tasarlanmış birer "dizi veya film projesi" hissi verdiğini görüyorum. Temizlikçi romanında özel kuvvetler geçmişi olan bir
Karanlık KöyGürgen Öz · Yitik Ülke Yayınları · 2016297 okunma
iyi son, Allah'a karşı gelmekten sakınanların olacaktır. Kasas, 83
Beni her köşede bir mağlubiyet bekliyor.
Reklam