Seni sonsuz biçiminde buldum o biçimi almıştın
sandviçlerle, kötü şehirle, terle başbaşa kalmıştın
yürüdü üstüne herkesin neonu, herkesin babaannesi
herkesin en eski olan kökü, en eski hanesi
yeşili bozup suya çevirdin, akşamı sonsuz uzattın
ne buldunsa o akşama uygun, ne buldunsa ona kattın
perdeler uzundu, rüzgar kısa, masalar üç bacaklı
masalar dört bacaklı, rüzgarlar uzun, perdeleri kısalttın
sen bir atmacanın en uzun çığlığısın her tür gökte
göğü büyüttün, otobüsleri aldın, şehirleri ufalttın
yıkılan bir kedi bir süre olarak doldurur sesini
seversin bir kanaryanın sesinden çok kendisini
denizi ve ormanı, açlığı ve başkaldırmayı ayırmadın
bırakılmış bir köşebaşının en güzel tanımıdır adın
seversin diye söylerim her şeyi, sana uygun olsun
çünkü her şeyin birbirine uygununu sen bulursun
gel ellerini ver en güzel ellerini öyle
ruhum, ateş yüreğim, kokum, birlikte öyle
Önümden geçen güzel kadın,
şimdi evine gideceksin.
buğulu camların ardında, geceye karşı
soyunup döküneceksin...
Aklıma gelenleri bağışla
insanız, neler düşünmeyiz!
bir görüp bir yitirdiğim, hayal meyal
beyaz göğsün, gerdanınla kimbilir
kimlerin koynuna gireceksin...
Ömrümüz yükte hafif, pahada ağır
amanvermez haramilere kaçırılmış.
hem olmuş, hem olmamış istediğimiz.
belki, bana düşündürdüklerini, birgün
sen de düşüneceksin...