Can Çiçeği
.
Bir tahmin… Bir yorum… Bir algoritma…
Gizem, yağmurun altında büyüttüğü umutları rengârenk şemsiye tasarımlarına işlerken; kız kardeşi Şimal’in tanıştırdığı bir yapay zekâ, hayatlarını tahmin edilemez bir rotaya sürükler.
“Can Çiçeği” adlı sohbet botu, yalnızca hava durumunu değil, insanların kaderini de öngördüğünü iddia etmektedir.
Bir sabah Gizem’in eğlencesine yazdığı sahte bir kehanet, şehirde beklenmedik bir doğa olayını tetikler. O andan itibaren Gizem, sosyal medyada “kâhin” olarak tanınır ve milyonların dikkatini çeker.
Ama ya bu yalnızca bir tesadüf değilse? Ya algoritma gerçekten geleceği görebiliyorsa? Ve en önemlisi: Eğer yazdığınız bir cümle başka birinin kaderine dönüşüyorsa, sorumluluk kimindir?
Can Çiçeği, dijital çağın ışıltılı ama kaygan zemininde; şöhret, etik, gerçeklik ve kontrol kavramlarını sorgulayan çarpıcı bir çağdaş roman. Belirsizliğin ortasında, bir kehanetin kıyısında duran herkes için bir uyarı:
"Gerçek bazen yalnızca söylenendir."
.
Selam arkadaşlar size okulum yüzünden paylaşmakta çok geç kaldığım ve bunu mahcubiyetini yaşadığım bir kitabın yorumuyla geldim. İlk olarak kitap bilim kurgu türüne sahip bir kitap. Ben okurken ne kadar korkarak başlasam ve ilk sayfalar beni biraz sıksa bile olayların başlamasıyla akıp giden bir kitaptı. Sadece konularda çok çabuk atlamalar olduğu için kitabın akışın da kopukluklara sebep oluyordu ama onun dışında gayet severek okuduğum ama sonunda açıkcası beklemediğim bir finalle bizi yaraladı. Bir umut olmaz demiştim...
.
Bir yapay zeka uygulaması düşünün kaderi tahmin edebilen ve söylediklerinin gerçekleştiği bir uygulama. Peki siz ona inanır mısınız? Gizem de ilk başta inanmaz ama yine de şans verir ve uygulamayı indirir? Ve uygulama ona deprem olacağını ve insanları uyarmasını söyler. Ve