!SPOİLER İÇEREBİLİR!
Ahmet Ümit kalemini seven birisi olarak bu kitabını da büyük bir keyifle okudum. Toplumsal eleştiri ve mesajlarını özellikle de Başkomiser Nezvat karakteriyle bize ulaştırmasını seviyorum. Başkomiser Nevzat ve ekibi(Ali ve Zeynep) bana kanıt dizisindeki Orhan-Selim-Zeynep'i anımsatıyor. Belki de bu yüzden içimde onlara karşı bir tık fazla sempati duyuyorum. Aşkımız Eski Bir Roman kitabına da gelecek olursak tıpkı Şeytan Ayrıntıda Gizlidir'deki gibi hikayelerden oluşuyor. Aşkımız Eski Bir Roman, Overlokçu Kız, Sergey Nikolayeviç Jerkovski'ye Ne Oldu? isimli 3 hikaye var kitabın içerisinde. Bence ilk öykü çok özgün ve biraz da rahatsız ediciydi. Birkaç kısımda bazı okuyucuların rahatsız olabileceğini düşünüyorum. Sonunda katil beklediğim kişi çıkmadı hatta cinayet sebebi bile tam olarak tahmin ettiğim gibi değildi bu durum da beni mest etti. Çünkü katil beklemediğiniz birisi de çıksa bu kişi de ipuçları ile ters düşmüyor yani öyküde tutarlılık söz konusu. İkinci öykü olan Overlokçu Kız ise çok sıradandı. Yani biraz polisiye okuyup/izlediyseniz muhtemelen katili de tahmin edersiniz. Fakat bu hikayede kurgudan öte topumsal mesaj daha önemliydi. Yani kan davaları ya da şu namus meselesi yüzünden öldürülen nice kadına dikkat çekiyordu. Bu hikayenin daha sıradan gelme sebebi de belki ülkemizde bu tip olaylara çok sık rastlanmasıdır. Sonuncu hikaye Sergey Nikolayeviç Jerkovski ise hem ilginç hem de yine yaşantımızdan izler taşıyan bir hikayeydi. İlaç firmaları,kabadayılar, rüşvet vb unsurlara dikkat çekerken aynı zamanda hem sonu hem de gidişatı bakımından farklıydı. Belki ilki kadar tuhaf değildi ama bence okuma zevki en yüksek olan oydu.(Benim kişisel favorim bu hikaye oldu) Aşkımız Eski Bir Roman'da olan rahatsız edici ögelerin olmaması bakımından