Birini çok severiz, oyun oynamak isteriz, hep yanımızda olsun isteriz.
Ama bazen o kişi bizimle oyun oynamak istemez.
Bizi seçmez, istemez, görmez.
Bu bizi üzebilir, kırabilir, incitebilir.
Ama bu bizim değersiz olduğumuz anlamına gelmez.
Sevilmeye layık olmadığımız anlamına da gelmez.
Bazen insanlar bizim onlara verdiğimiz değeri bize vermez.
Biz gülümser, parlayan gözlerle bakarız; onlar, bakmaz umursamaz, fark etmez.
Bu durumda bizi sevmeyen birinin peşinden koşup yorulmak kendimize yaptığımız haksızlık olur.
Yapmamız gereken bize değer veren insanları bulmaktır, onları fark etmektir.
Herkes bizi sevmek zorunda değil ama biz kendimizi sevmek zorundayız.
"Beni sevmeyen insanlar olabilir, ama ben yine de çok değerliyim" diyebilmek gerekiyor.
Bu dünyada muhakkak bizi olduğumuz gibi sevecek, bizi fark edecek insanlar vardır.
Değer, başkasının sevgisine bağlı değildir.