M.B

Kâfir olup azanı Eski düzen bozanı Haklamak için biz anı Kaynatmışız kazanı!.. deyip yatağını aldım, hû deyip daldım. Ya Hâdî asan eyle işimiz; elde kılıç başta silah dişimiz... Vardık kafese . Kafesçide dört anahtar ... Ağa kuşlar, reis kuşlar, baba kuşlar... Derken haraç mezat bütün kafesleri açtım, kuşları uçurdum azat buzat. Dördüncü kule kafesi pek muhkemdi. Kapısını yedi yoldaş çorbacı ile anca aralayabildik. Eli kanlı cümle fetalar, sahib -i pençe dört kaşlı bahadırlar, bir kantar gülle, kırk okka zincir sürür pehlivanlar ... Açtık kafesi,kuşlar aldı nefesi..."
Sayfa 381 - kapı yayınları·Kitabı okudu
Reklam
Mektubunu gözyaşıyla yazan âşık
Sevgilinin yanına akılla varıp mest dönen, evvelden hazırladığı bütün sözleri onun yanına varınca unutup söyleyemeyen bir âşık tanıdım. Mektuplar yazmak ,hiç olmazsa meramını mektupla anlatmak istiyordu. Sevgiliyi tenha bulamayan ,onu tenha bulduğu zaman da kendini bulamayan bu âşık mektuplarını gözyaşıyla yazıyor ,hokkasında kuruyan mürekkebi gözyaşıyla açıyor, inceltiyor,her seferinde sevgiliye taze gözyaşlarını gönderiyordu. Nihayet bir seferinde parmağını kesti ve kendi kanıyla yazdı mektubunu. Sevgili bunu okuyunca onun kendisini gerçekten sevdiğini anladı. En güzel Çin mürekkeplerinden daha kırmızı bir mürekkeple yazılmıştı çünkü.
Sayfa 320 - kapı yayınları·Kitabı okudu
Istanbul"a çıkmayan bir lale yolu,laleye çıkmayan bir İstanbul kadar kayıptır, yitiktir. Rüzgarları toplayan hüzünler ağlar yoksa İstanbul bahçelerinde ve bir kabir başında ışıklar yas tutar gibi laleler ağlar seher vakitlerinde.
Sayfa 279 - kapı yayınları·Kitabı okudu
"Bir bilge 'Kişinin aklı diline hâkim olmalı, dili aklına hâkim olan kişi helak olur!' demiş. Helvacı ustasıydı bu sesin sahibi ve sonra ses devam etti: "Evlat ! Sakalı bıyığı çıkmayanlara küfür satmıyoruz biz!"
Sayfa 236 - kapı yayınları·Kitabı okudu
Reklam