Sanatın en iyi kurtarıcılığı, insana var olduğunu unutturmasıdır. diye bir söz duymuştum. Kendi kendine eğlenmek, acılarını unutmak için kendini roman okumaya veren insanlar vardır....
Günler gelip geçiyor ve aşk kalıyor. Orda nesnelerin içlerinde, çok derinlerinde, bu dünyanın akıntısı, öteki dünyanın ters akıntısı ile karşılaşıp çarpışıyor ve bu karşılama ile çarpışmadan acıların en büyüğü ve en tatlısı oluşuyor yaşamak acısı...
Amo, ergo sum! ( Seviyorum, öyleyse varım) Bu aşk, Orfeo, içinde var olma sisinin eridiği ve somutlaştığı yardımsever bir yağmur gibidir. Aşk sayesinde ruhumun bir cismi olduğu bilincini duyuruyorum ve ona dokunuyorum. Aşk sayesinde Orfeo, ruh da derinliklerine kadar bana acı vermeye başlıyor. Ruhun kendisi, aşktan ve ete kemiğe bürünmüş acıdan başka nedir ?