Büşra kolbüken

Büşra kolbüken
@Bklbkn
Güzel anılar biriktirelim.
KAYIP- AMERİKA
Puan vermedi·343 syf.··
2025 4. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2025 14:12
Merhabalar bugün günlerden Kafka :) Öncelikle kitabın konusundan bahsetmek istiyorum. 16 yaşındaki Karl Rossmann, ailesi tarafından bir hizmetçiyle yaşadığı uygunsuz ilişki nedeniyle sürgün edilir ve gemiyle Amerika’ya yollanır. Gemi yolculuğu sırasında ateşçi bir adamla tanışır ve onun uğradığı adaletsizliğe karşı gelir. Bu olay, romandaki ilk adalet sorgulamasını başlatır. New York’a vardığında Karl’ı, varlıklı ve nüfuzlu bir figür olan amcası Senator Jacob karşılar. Başta Karl’a iyi bir yaşam sunan amca, onun bağımsız davranışlarını hoş karşılamaz ve kısa süre sonra onu evden kovar. Karl böylece Amerika’da yapayalnız kalır. Kendine kalacak ucuz bir otel bulan Karl, odasını iki kişi ile paylaşmak zorunda kalır. Oda arkadaşları olan Robinson ve Delamarche, bulundukları yere çok da yakın sayılmayan Butterford kasabasına giderek orda iş bulma niyetinedirler. Gidecek bir yeri olmayan ve iş bulması gereken Karl onlarla birlikte yolculuğa çıkar. Başta dostça davranan bu ikili zamanla Karl'ı sömürmeye, onu kendi amaçları için kullanmaya başlar. Karl otelden yemek almak için yanlarından ayrılır. Geldiğinde bavulunun açılıp kırıldığını görünce tepki gösterir ve yollarını ayırır. Daha sonra büyük bir otelde aşçıbaşının yardımıyla asansör görevlisi olarak çalışır. Karl görevinin başındayken sarhoş bir şekilde Robinson onu ziyarete gelir ve Karl'ın kovulmasını sağlar. Ancak Karl burada haksızlığa uğrar, kendini inandıramaz ve başkapıcının zorbalamasına boyun eğer. Kimse karl'a yardım etmez , bu sistemde üstün olan ne derse o olur. Robinsonu kalacağı yere bırakmak için birlikte otelden ayrılırlar. Oraya ulaştıkları zaman aslında Karl'ı yanlarında çalıştırmak için planlanmış bir oyun olduğunu gören Karl buradan kaçmaya çalışır fakat başarılı olamaz. Karl, Delamarche’ın
1000Kitap
AmerikaFranz Kafka · Cem Yayınevi · 19673,498 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Şiddetin Normelleştirilme Süreci
Puan vermedi·83 syf.··
2025 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2025 09:50
Merhabalar sizlere çok güzel bir sosyolojik kitapla geldim. Eva LUNDGREN bu kitapla " Şiddetin anormal bireyler tarafından uygulanıyor" yanlış kanısını ifade etmeyi amaçlamıştır. Peki burda bize anlatılmak istenen ne? Şiddetin sonuçları korkutucudur, dolayısıyla şiddet uygulayanların akli dengesinin yerinde olmadığını düşünmek daha cazip gelir. Şiddet kullanmasının nedeni yaşadığı psikolojik sorunlar, madde kullanımı gibi bir çok nedene bağlanabilir. Nedensel açıklamalar yerine, ilişkilerde şiddetin nasıl sabitleştiğini ve onaylandığını anlamaya çalışmak daha doğru olacaktır. Şiddetin normelleştirilme sürecinin erkeğin erkekliğinin oluştuğu bir toplumsal cinsiyet yaratılması süreci olduğunu görmekteyiz. Erkeklerin şiddet uygularken bilinçlerinin yerinde olduklarını araştırmalar sonucu görmekteyiz. "Erkeklerin kullandığı şiddetin yönü bellidir ve kontrollüdür" . Peki neden şiddet uygularlar? Merkezinde "sınır koymak" var. Kadınların haraketlerine bir sınırlama getirmek için vurduklarını söyleyebiliriz. Erkeklerin olumsuz buldukları ve dolayısıyla nelere sınırlama getirmek istedikleri erkekten erkeğe ya da zaman ve mekana bağlı olarak değişiyor. Genellikle erkekler şiddet uyguladıkları partnerlerini fiziksel ya da zihinsel olarak tecrit ederler. Fiziksel anlamda, kadın, erkeğin onaylamadığı kişileri göremez, sosyal yaşantısı olamaz, kadının çalışmasına izin verilemez. Zihinsel anlamda ise, kadın başkalarına evdeki yaşantılarından bahsetmez. "Dayak atan erkekler şiddeti kendi kafalarındaki kadınlık normu ile" gerçekteki" kadınlık, yani partnerleri arasında bir örtüşme sağlamak için kullanır. Bir başka deyişle, "yerine oturtmak için" kadınlara vururlar. Kadının yerini belirleyen erkektir. " Biraz da kadınların neden bu durumu normalleştirdiklerine bakalım. Başlangıçta,
1000Kitap
Şiddetin Normalleştirilme SüreciEva Lundgren · Morçatı Yayınları · 201282 okunma
"Şeffaflık insanı camlaştırır."
Puan vermedi·84 syf.··
2025 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2025 21:22
Merhabalar ilk kitabımla karşınızdayım. :) Öncelikle kitabı çok beğendim 72 bir sayfalık bir kitaptan alabileceğiniz tüm verimi fazlasıyla alıyorsunuz. Kitap hakkındaki görüşlerimden bahsetmek istiyorum. Öncelikle kitabın temel konusu olan "şeffaflık" üzerine görüşlerimden bahsedeceğim. Bu kelime hayatın tüm alanlarında kol geziyor. Şeffaflık bireylere güven duygusu aşılar fakat bu bir nevi toplumu kontrol altına alan bir şeydir. "Şeffaflık insanı camlaştırır." şiddeti de buradadır. Sınırsız özgürlük kontrol altına alınır. Şeffaflık bir ideolojidir. Şeffaflığın tehlikesi de bu ideolojikleştirmedir. Totalize edilirse şiddete yol açar. "Şeffaflık toplumu aynının cehennemidir." Kitapta 9 farklı tür toplum ele alınmıştır. 1-Olumluluk Toplumu Şeffaflık toplumu kendini öncelikle bir olumluluk toplumu olarak gösterir. Bu toplumda olumsuz hiçbir şeye izin verilmez. Böylece insanlar eziyet ve acıyla başa çıkma becerisini yitirirler. Olumluluk toplumu insan ruhunu yeniden inşa eder. Alan Badiou "Aşkı Övgü" adlı eserinde eş bulma hizmeti veren meetıc adlı şirketin sloganlarını dikkat çeker. Acı çekmeden aşık olabilirsiniz. Buradaki olumlama bir süre sonra depresyonu beraberinde getirir. İnsan yapısı gereği acı çeken, üzülen, mutlu olan bir varlıktır. İnsan ruhunun yeniden inşa edilmesi onun yapısını bozar şeffaflık insanı metalaştırır. Olumluluk toplumunun bir diğer genel yargısı da Like/ beğendim’dir. Olumsuzluktan her türlü kaçınılır. Bu yüzden de olumsuz hiçbir seçeneğe yer verilmez. 2-Teşhircilik Toplumu Kült değerler, Gizliliği ve belirli sınırlamalar içinde olduğu sürece değer görürler. Var olabilmek için sergilenen olan kült değerini kaybeder. Saat varoluş için kendi içinde kalan, kendinde oyalanan bir şeyin değeri yoktur. Ancak görüldükleri zaman bir değer kazanır.
1000Kitap
Şeffaflık ToplumuByung-Chul Han · Metis Yayıncılık · 20243,340 okunma