"Vallahi, eğer Arap olmayanlar, amel ile varıp da biz amelsiz gidersek, kıyamet günü Peygamber Efendimiz'e (s.a.v.), onlar, bizden daha layıktır. Zira ameli noksan olan kimseyi nesebi ileri götürmez." dedi.
Çin hekimlerinin makbul saydıkları, Çinlilerin "c'a", bazı milletlerin "tay" yahut "tee" dedikleri çayın, M.Ö. 2737 yılında Imparator Shen Nung tarafindan bulunduğunu, Çinliler şöyle hikâye ederler.
İmparator Shen Nung, sarayının bahçesinde sıcak su içiyordu. Rüzgar, iki yeşil yaprağı getirip onun fincanının içine bırakıverdi. Etrafa hoş bir koku yayıldı. Sıcak suya, tatlı bir burukluk geldi. İmparator, yaprakları yetiştiren bitkinin bulunmasını ve her yere dikilmesini emretti....
Topkapı Sarayı'nda, Hırka-i Saadet Dairesi'nin yakınında kapaklı bir kuyu olduğunu, emanetlerin tozuna dahi hürmet gösterilerek odanın temizliği sırasında alınan tozun bu kuyuda toplandığını, odanın temizliğini bizzat sultanların yaptığını...
Yıldırım Bayezid Han'ın İsfendiyaroğulları üzerine çıktığı sefere, askerleriyle birlikte müttefik ve rehin olarak katılan Bizans İmparatoru II. Manuel Paleologos'un, 1391 kışında Ankara'da Hacı Bayram-ı Velî Hazretlerinin evinde bir ay misafir olarak kaldığını, imparatorun burada duyduklarını diyaloglar şeklinde yazarak, faydalanması için küçük kardeşi Theodor Paleologos gönderdiğini, bunların daha sonra "Perser" (Wien, 1966) adıyla yayımlandığını...