Kitabı okumak güzeldi. Geçmişteki belirli bir zamana götürdü. Bunu yaparken müthiş imgeler ve betimlemeler kullanmadı.Yazarın yöntemi ve amacı bu değildi belkide.Fakat aralara serpiltilmiş bazı detaylarla o zamanın kokusunu anlamak güzeldi. Mesela küçük bir kız çocuğunun annesiyle otel otel gezerken karlıştığı bir olay ve ya konuşma anlatılırken Musollini ve Hitlerin rejiminden bahsedilmesi bana çok doğal ve gerçekçi bir şekilde hayata yedirilmiş hissettirdi. Bu yüzden bir tarih kitabı değil roman. Dünya tarihine damga vurmuş geçmiş olayların veya kişilerin hayat içine yansıdıklarını aktarmış yazar. Ve bunu gerçekçi bir şekilde sunmuş. Bu kitapta hoşuma gitti. Nazi Almanyası döneminde muhalif bir yazarın ailesinin gezgin seyyahlar gibi oradan oraya sürüklenişindeki kız çocuğu portresi. İşte bu kitabın özeti bence bu cümle.
Kitabı okurken Nazi Almanyasını,yahudileri, Savaşı, siyasetçileri direkt olarak görmeyi beklemeyin. Kitaptan beklentiniz o dönemde yaşanan sıradan bür günün anlatımı olsun. Çünkü kitapta uzun uzadıya sıradan olaylar anlatımı mevcut. Bir kaç kez e bunu neden anlattın şimdi dediğim oldu. Böyle kısımlarda kendime bir şey öğrenmek için değil o zamanda bir gün geçirmek için okumaya çalış telkininde bulundum. Böylece kitapla kavga etmeden keyfini çıkarabildim.
Çizgili Pijamalı Çocuk filmini izlediyseniz kitapta bunun kokusunu fazlasıyla alırsınız. Doğrudan değil belki ama ana karakterimiz küçük kız çocuğunun arkadaş edinirken yaşadığı bazı olaylar bence çok benzerdi. La vita Bella filmine de bir gidip gelmeler yaşadım kitabı okurken. Eğer bu iki filmi çok beğenerek izlesiyseniz bu kitabı da okurken keyif alacağınızdan hiç şüphem yok.
İyi okumalar diliyorum..
Yersiz Yurtsuz Bir ÇocukIrmgard Keun