Bilal

Günahlarınızdan günahlarınızın sizden utandığı kadar utanın. Utanmayı geciktirirseniz ümit yolunu kapatırsınız. Yüreğiniz Allah 'ın 'Kulum neredesiniz?'sesini işitmez.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Aşk olsun bize..
Ne mutlu hüznü bir kandil alevi titreyişi gibi yüreğine hissedenlere. Aşk olsun hüzünle gülen, hüzünle susan, hüzünle yaşa­yanlara.
O berraklığı muhafaza etmek güçtür sular için bile. Aşılan bunca yoldan sonra kaynağından ilk çıktığı gibi yoluna devam etmek ve son noktaya ilk haliyle ulaşmak imkânsız gibidir. Fakat imkânsız da değildir. Tuttuğu yolla, belirlediği istikametle ilişkidir, suyun safiyetini muhafaza etmesi yahut yitirmesi.
Önce bulanıktı baktığın her şey. Göremiyordun. Sesler du­yuyor, anlamıyordun. Yüzünde ay ışığı, gözlerinde güneşin sıcaklığı vardı. Ağlıyordun ağladığını bilmeden. Acıkıyordun acıktığını hissetmeden. Hani dağ başlarında göz değmemiş gözeler vardır. Topra­ğın altından kaynar çıkarlar, öylesine duru, öylesine berrak... Birçoğuna el değil, göz bile değmeyen gözeler. îşte sen de o sular gibiydin. Kaynağında kalmaz sular. Uzak dağ başlarından sonra bir kader çizilir önlerine.
Öyle ya, nice vedalarda boynun büküldü. Kim bilir kaç gi­denin ardından gözlerine yağmur bulutları çöktü. Kaçıncı kez yeşerdi çimenler, kaçıncı kez ağaçlar yapraklarını döktü. Takvimlerden kopanlar bir daha geri gelmedi, öyle bir akıştı ki bu, geri dönüşü olmayan. Adı, zaman...