Ulaşamadıklarına karşı hırsın çoğaldıkça mutsuzluğun da büyüdü.
Gurbetti senin için o uzak şehir; gariptin, kimsesizdin, mutsuzdun, gülmüyordun ve bir an önce seni sevenlere, sevdiklerine kavuşmak istiyordun.
Ansızın patlayarak kaybolan sabun köpüğünden balonlar gibi hükümsüzdü her şey.
"Ey Şirin! Ferhat külünk vurup delmeye çalışırken koskoca dağı, senin gözyaşların neredeydi?
Değseydi bir damlan koca dağa; dağ delinirdi de Ferhat'ın rüzgâr saçlarına ölüm değmezdi.
Ah Şirin ah!"