Bilal

Ulaşamadıklarına karşı hırsın çoğaldıkça mutsuzluğun da büyüdü. Gurbetti senin için o uzak şehir; gariptin, kimsesizdin, mutsuzdun, gülmüyordun ve bir an önce seni sevenlere, sev­diklerine kavuşmak istiyordun. Ansızın patlayarak kaybolan sabun köpüğünden balonlar gibi hükümsüzdü her şey.
Reklam
Haddizatında yolu aşka çıka­nın miadı da miladı da hep ayrılık yazmazmıydı?
Senin gözyaşların neredeydi?
"Ey Şirin! Ferhat külünk vurup delmeye çalışırken kosko­ca dağı, senin gözyaşların neredeydi? Değseydi bir damlan koca dağa; dağ delinirdi de Fer­hat'ın rüzgâr saçlarına ölüm değmezdi. Ah Şirin ah!"
"Değer miydi bir Şirin'e bu koca dağı delmeye? Ah Ferhat ah!"
Reklam