"İşlediğin günah yüzünden korkuyorsun, kurtulmaya çareler arıyorsun. Bir daha günah işlememeye karar veriyorsun;
işte o anda bu duygularla için karıştığı, kendinden utandığın, kendini ayıpladığın, vicdanın sızladığı zaman düşünmüyormusun? Bu duyguları sana veren, bu pişmanlığa seni düşüren, senin içindedir. Sana çok yakındır. O'nu sen ne diye kendinde, kendi içinde göremiyor, hissedemiyorsun?"
“Ey gönül, işlediğin suçlara, kusurlara karşılık, Hakk'tan özür dilemek için neler düşünüyorsun? O'ndan sayılamayacak kadar lütuflar, iyilikler, ihsanlar, vefalar gelmede; senden de bunca hatalar, kusurlar, cefalar görünmede...
O'nun tarafından, bunca keremler, senden ise, manasız aykırı işler; O'ndan pek çok nimetler, senden ise sayılamayacak kadar çok hatalar suçlar, günahlar..."
Dinle!
Bu ney neler anlatır aşktan yana, ayrılıktan yana.
Ayrılıklardan nasıl şikâyet ediyor
Beni kamışlıktan kestiklerinden beri Feryadımdan erkek ve kadın, etkilenen herkes inlemektedir.
Dinle!
Ben yaralı yürekte kötüleri de gördüm iyileri de.
Ama yüreğimdeki yaranın sırrını kimse görmedi.
Nice dinler öldü acının kıyısında.
Nice ölüler dirildi ümidin bir nefesinde.
Üfleyen de bilmedi üflenen de.
Dinle!
Herkes kendi anlayışına göre benim sevgilim oldu.
İçimdeki esran araştırmadı.
Benim sırrım çığlığımdan uzak değildir, Gel gör ki her kulakta onu işitecek kudret yoktur.
Dinle!
ölmek doğmaktan, doğmak ölmekten gizli değildir.
Ney, sevgilisinden ayrılmış olanın dert arkadaşıdır.
Ney aşkın kıymetini bilmeyene zehir, aşkı hak edene panzehirdir.