Bilal

Eğer hiç yağmur yağmayıp da hava hep açık olsa, o zaman da tüm nebâtat kurur, canlılar ifsat olur, pınar ve vadilerdeki su kokar, bu durum da tüm insanlara zarar verirdi. Yine havada kuraklığın hâkim olması durumunda bir diğer zarar da, hastalıkların salgın hâline gelmesidir. Ayrıca kuralık olduğunda ihtiyaç maddeleri pahalanır, meralar helak olur, hatta arılar bal yapacak çiçek bile bulamaz hâle gelir. Ancak hava bazen açık, bazen yağmurlu olunca yeryüzünde denge sağlanmış olur ve böylece birinin sebep olacağı zararı diğeri telafi eder. Bu, Allah’ın iradesinin galibiyetini gösterir.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“O, gökten sizin için su indirendir. İçilecek su ondandır. Hayvanlarınızı otlattığınız bitkiler de onunla meydana gelir. (Allah) Su sayesinde sizin için ekinler, zeytinler, hurmalar, üzümler ve diğer meyvelerin hepsinden bitirir. İşte bunlarda düşünen bir toplum için büyük bir ibret vardır.”
Ey Allah’ın merhametine mazhar olası kişi! Şunu bil ki; rüzgârlar havanın içine sirâyet etmiştir. Eğer böyle olmasaydı karada yaşayan canlılar yaşamlarını sürdüremezlerdi. Havanın teneffüs edilmesiyle tüm canlılardaki vücut ısısı dengelenir. Denizde yaşayan canlılar için su neyse, karada yaşayan hayvanlar için de hava odur.
Allah (celle celâlüh) şöyle buyurmuştur: “Biz, rüzgârları aşılayıcı olarak gönderdik ve gökten bir su indirdik de, onunla su ihtiyacınızı karşıladık. (Biz bunları yapmasaydık) Siz onu (yeterli) suyu depolayamazdınız.”
Şüphesiz ki Allah (celle celâlüh) suyu yaratıp onu kolay ulaşılabilir kılmakla, tüm canlılar için yeryüzünün yaşanılabilir bir mekân olmasını murat etmiştir. Suyun o kadar faydası vardır ki, kişi bunları ne kadar saymaya kalksa da, hep eksik kalır. Allah’ın şânı ne yücedir!