Bilal

Allah’ın (celle celâlüh), kullarına tatlı suyu indirerek nasıl lütufta bulunduğuna bir bak! Öyle ki yeryüzündeki canlılar ve bitkiler o suyla hayat bulur. Hatta insan bir yudum suya muhtaç kalsa ve suyu bulamasa, bu uğurda dünyanın tüm hazinelerini vermesi gerekse, kişi bunu kolayca yapardı. Bu büyük nimet karşısında kulların gafleti ne kadar da şaşırtıcıdır!
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“(Onlar mı hayırlı) Yoksa gökleri ve yeri yaratan, gökten size su indiren mi? O suyla bir ağacını bile bitirmeye gücünüzün yetmediği güzel güzel bahçeler bitirdik. Allah’tan başka bir tanrı mı var! Doğrusu onlar sapıklıkta devam eden bir güruhtur.”
Allah (celle celâlüh) şöyle buyurmuştur: “İnkâr edenler, göklerle yer bitişik bir hâlde iken, bizim onları birbirinden ayırdığımızı ve her canlıyı sudan yarattığımızı görüp düşünmezler mi? Yine de inanmazlar mı?”
Benim terkibimi, vasıflarımı, farklı ahvâllerimi, şeklimi ve ne kadar faydalı olduğumu görmüyor musun? Aklıselim ve zeki biri benim kendi kendime renk verdiğimi zannedebilir mi? Ya da benim gibi olan birinin beni yarattığını düşünebilir mi? Bilakis tüm bunları her şeye gücü yeten, kahhar, aziz ve cebbar olan Allah yaratmıştır.
“Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesinde, insanlara fayda veren şeylerle yüklü olarak denizde yüzüp giden gemilerde, Allah’ın gökten indirip de ölü hâldeki toprağı canlandırdığı suda, yeryüzünde her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgârları ve yer ile gök arasında emre hazır bekleyen bulutları yönlendirmesinde, düşünen bir toplum için (Allah’ın varlığını ve birliğini ispatlayan) birçok deliller vardır.”