Edebiyat dünyasında farklı türlerde kaleme alınan öykülerin bir arada bulunduğu öykü seçkisinde bir ölümsüz ve ona aşık olan gölgenin yaşamlarına dair kurgulanan rivayetlerden yazarların eserlerindeki temaların ve anlatım tekniklerinin belirginleşmesine olanak veriyor. Bu öykülerin her biri, farklı anlatım tarzları ve temalarıyla okurların ilgisini çekmeyi başaran özgün eserlerdir. Mitolojiden tarihe, gerilimden bilimkurguya uzanan bu eserler, okurları sadece kurgusal bir yolculuğa çıkarmakla kalmıyor. Aynı zamanda onları derin bir kültürel mirasın kalbine davet ediyor. Bu öyküler, zamanın ötesinde bir anlam taşıyarak, her satırda yeni bir keşif vaat ediyor.
Olağan Kahramanlar (Funda Özlem ŞERAN); Korku-gerilim öyküsünü bekleyen okurlarına bu sefer polisiye tarzında başarılı olacağının sinyali verdi. Akıcılık, sürükleyicilik ve merak uyandırıcılık belli kısımlarda sonra sahneye çıktığı öyküde Eski Türkler'de yaşam ağacına Hayat Ağacı yerine Ulu Kayın derler. İslamdaki karşılığı ise Tuba Ağacıdır. Öyküde Türk Mitolojisini kusursuz bir şekilde işlenirken safkan kötü olan daha doğrusu kalbinde iyiliğe ve güzelliğe dair iz olmayanların için Eski Türkler'de ruhları yer altına hapis olup bedenleri ise körmös denilen kötücül ruhlar kullanıldığını öğrendik. Aslında öykünün belli yerde Adem Bey, seri katil olduğu sinyali veriliyor. Nefes için Türk kültüründe ya bir şaman (Dede Korkut) yada Alkarısı motifleri kullanılabilinirdi.
Gölge'nin Doğduğu Şehir (Saygın ERSİN); Tarihi kurgu ve düşsel kurgunun iç içe geçtiği öyküde aslında bu evrende yalnız olmadığımızın göstergesidir. Tarihi kurgu açısında başarılı olan öyküde Selçuklu Tarihi'nden bir kesiti kurgularken tarafsız bir şekilde İslam dini kisvesi altında Arapseviciliği gütmeden tarihi okurlara sevdirmeye hissini veriyor.