Haewon kıkırdayıp eliyle ağzını kapattı. Bunu görünce, Myung-gi’nin aklına Sora geldi. Gülerken dişlerini hep gizlerdi o da. Ama Sora bunu her zaman bir saniye geç yapardı, sanki yapması gereken bir şeyi unutmuş gibi. Myung-gi, onun elini aşağı indirmesini isterdi hep. Çünkü Sora, şimdiye kadar gördüğü en büyük gülüşe ve en düzgün dişlere sahipti.
Myun-gi bıçağı kınından çekip her iki eliyle dimdik tutarak öne uzatıyor. Adam her an duvarı aşabilir. Ama Myun-gi, elinde kılıç yerine bir sopa tutarak oyun oynayan bir çocuk gibi hissediyor. Tanrım, orada mısın senden bana daha önce de istedim? Lütfen beni bu elimdeki şeyi kullanmak zorunda bırakma.