Yazmayı ertelemek, dertleri ertelemek olmuş, iyileşmeyi ertelemek. Belki de mesele, yazamayacak kadar hissizleşmektir. Aynı manzara, aynı yol ama hisler bambaşka. Bazen, durağan bir yolculuk olarak devam edeceğini düşündüğün bir sandal yolculuğu, hiç beklemediğin bir anda, küçücük bir su birikintisinde kıyametleri koparır ve kendini, kocaman bir geminin kaptanı olarak okyanusun ortasında buluverirsin. Yakına demir atmanın da uzağa yelken açmanın da hata olduğu bir ikilemde sıkışmış, tanıdık bir his ararken gözlerin, bir yansımayla karşılaşır...