"Bay Bıkov!" dedim, "bazı şeyler vardır ki parayla ödenmez."
Güldü:
"Saçma!" dedi, "bu dedikleriniz şiirlerde ve romanlarda olur. Siz galiba çok roman okumuşsunuz. Aşk romanlarından nefret ede- rim. Genç kızların ahlakını bozuyor, onları hayalperest yapıyor."
Lafın kısası, diyeceğim o ki insanların çoğu kendileri için değil başkaları için giyinir.
Daireye gelen pasaklı bir köylüyle, ivici bir çiftlik ağası aynı muameleyi görmez. Pasaklı köylüye bağırır, çağırırlar; bugün git yarın gel derler. Çiftlik ağası, general gibi itibar görür; işleri tıkır tıkır yürür.
Bana cesur olmamı ve ümidimi kaybetmememi tavsiye ediyorsun, teşekkür ederim.
İyi de hangi cesaret ve ümit beni yarın işe altı delik, üstü yamalı olan bir ayakkabı, yakasının telası görünen eskimiş bir ceketle gönderebilecek?